9 Kasım 2017 Perşembe

Bu da bir okul anisi olarak burda dursun

Bu sabah cocuklari okula gotururken her zamanki gibi aceleyle ustume siyah ferace ve basima yazma gecirip ciktim. Sabah erkenden 4 bebe hazirlarken kendimle ilgilenecek vakit olmuyor ben de insanlarin hakkimdaki dusuncelerini umursamiyorum. Benim dunyam yeterince zengin baskalarinin o dunyayi sinirlandirmasina izin vermiyorum.
Okulun onune vardigimizda biraz erken gittigimizi farkettik ve hemen yanina bir kadin yanasti. Yunusun annesi siz misiniz dedi? Cevredeki tek yabanci ve musluman ben oldugum icin beni bulmasi zor olmadi. Ben evet dedgim gibi kadin agresiv bir sekilde birseyler anlatmaya basladi. O konusurken birsey anlamadigim icin gayri ihtiyari kadinin yuzundeki asiri makyaj dikjatimi cekti. Ispanyolcam baslangic seviyesinde henuz ve ben soylediklerinden degil de beden dilinden kadinin derdini anladim. Demek istiyordu ki benim oglan (5) onun oglana tukurmus.

Kadin sozunu bitirince once cocugunun adini sorup onun cocuguna gulumseyip ortami yumusattim. Cocugunun adi valentinmis. Kadina kendi adimi soyleyip tanistim. Kadin once bir sasirdi. Selam vermeye layik gormedigi Yabanvi ona elini uzatiyordu.

Ispanyada yeni oldugumu ve benim de oglumun da dil bilmedigimizi ama nedemek istedigini anladigimi soyledim.

O sirada Valentin benim oglana vuruyordu.

Yunusa dondum gayet yumusak bir sekilde ona soyle sordum: oglum valentinle nasil oynuyorsunuz?

Yunus kadinin benim gibi ne dedigini anlamamis ama agresif uslubunu farketmisti ve bir seylerin kotu gittigini hissettgi belliydi ben de dusundum cocugu daha fazla korkutmaya gerek yok ve dedim ki valentin iyi bir arkadas onunla iyi arkadas olacaksiniz deyip abisinin yanina gonderdim.

Kadin o sira internette ispanyolca ogreten sayfalar, cizgifilmler ve bol bol tv acmami onermeye devam ederken evde zaten ispanyolca ogretmeni oldugunu ogretmeni uygun gorurse ondan fikir alacagimi soyledim ve uyarisi icin de tesekkur edip yanindan ayrildim.

Bunu neden yaziyorum: bu diyalogun ve davranis seklinin altinda oyle alt metinler yatiyor ki ama ben yine de alttan alip sinirimi duzgun bir sekilde cizdim.

Anlayamayacagim o kadar karmasik cunleler kurana kadar once selam verip tanismasi daha sik olurdu. Cocuklarin yaninda isaret parmagi ile yunusu gosterip tukurme taklidi yaparak degil de cocuklar iceri girdikten sonra derdini ankatarak cozum arayabilirdi.

Burda cocuklsrin degil annenin davranisindan bahsediyorum. Tabiki oglum iyi etmis demiyorum. Okuldan sonra eve geldigimizde yunusla uygun bir zamanda bu konuda konusacagim. Icinde bulundugu ortami ve ona hissettirdiklerini analamaya calisacagim. Eminim tukurmenin yanlis bir sey oldugunu kendisi bana soyleyecektir. Belki de kendisine vuran arkadasina dil bilmediginden birsey soyleyememis ve en ilkel savunma yollarindan biri olarak o an tukurmus olabilir. Bunun nedenini anlanaya calismadan valentinin annesi gibi isaret parmagimi sallayarak kizarsam sadece cocuk tukururken kimsenin gormemesi gerektigi sonucuna varir :)

Hani gecen gun de ballandira ballandira anlatmisti anne yeni bir arkadasim oldu adi valentin diye. Ben de Valentin diye erkek ismimi varmis demistim.

Hani pedegog, psikolog ya da uzman degilim ama cocuklari dinleyince neyin dogru alabilecegini hissedebilecek kadar canliyim daha.

O kadinin temel nezaket kurallarini kullanmaya ihtiyac duymayacagi kadar saygi duymadigi Yabanci insanlariz anladik, hadi ben yetiskinim cocuklar buyudukce yurtdisinda neler goruyorlar ya da hissediyorlar da bize anlatmiyorlar kimbilir....

31 Ekim 2017 Salı

İspanyada cadılar bayramı

Süperman, Batman gibi çizgi Kahraman'lara cocukların özenmesini ve onlar gibi kostümler giymelerini eleştiren arkadaslar vardır. Ben de yasaklamam ama hz, Alı, hz. Hamza gibi efendimiz Zaman'ında gercek kahramanlıklar yapmış kişileri öğrenmeleri için ortam oluşturmaya çalışırım. Konumuz da zaten bu degil. Konumuz cadılar Bayram'ı.

Almanya'da ve Viyanada cadılar bayramı gördük. Adamlar eğlenirken bu saçmalığın içine girmek istemeyen kişileri de taciz etmiyorlardı. Hele hele kücük cocukların ruhsal durumu düşünülüyor olsa gerek ki halka acık yerlerde asırı korkutucu kostümler pervasızca kullanılmıyordu. Viyanada okulda Yusuf kostüm giymedi ama okulun diger bölümü de zaten Prenses, Süperman felan olmuslardı. Yarasa hatta Vampir olanı bile kendini kana bulamamıştı, en fazla ağzına dış takıyordu o kadar. Almanya'da ise korkutucu kostümler yasaktı okulda. Seker toplamaya bile gelenlere ne tatlılar demiştik.

Arap emirliklerinde ise görmemiş taklitçi bir kesim vardı. Onlar cadılar Bayram'ını iliklerimize kadar sokmuslardı. Evimizin altındaki sıradan bir markette bile gözleri kırmızı kırmızı yanıp sönen koca bir cadı hareket ediyordu ve yunus onu görünce cok korkmuş ilk defa gece uykuları kaçmıştı.

7 Ekim 2017 Cumartesi

Hayat bir Orkestra gibidir.

Biz zengin bir semtte oturan orta halli çocuklardık. Orta halli dediysek günümüzün fakirine o Zaman orta direk denirdi. Annem denizden esya toplardı, yemeğimizden bile kısar para biriktirirdi. Biz de akşama kadar sokakta oynardık. Çevremizde hep zengin cocuklar vardı. Yine de masum cocukların dünyasında iyi arkadaşlardık biz. Birbirimizi korur kollar, sabahlara kadar oturup sohbet edebilirdik.

Kücüklüğünden beri Snt. Josefe, Galatasaraylara giden arkadaşlardı onlar. Yazları Fransa'dan gelen kardeşler bize Fransızca şarkılar öğretirdi, kelimelerin Fransızcalarını söylerlerdi ve biz de hayranlıkla, sevkle dinlerdik. Şimdi hatırlıyorum da ne kadar masumduk o Zaman. Bize uçakların içinde neler oldugunu anlatırlardı. Ucak benim için ulaşamayacağım bir şeydi. Masal dinler gibi dinlerdik onları. Onlar da bızımle bırlıkte kıbır olmadan, rekabet olmadan bırılerı ıle vakıt gecırmenın tadını cıkarırlardı. Farklılıklarımız bızı bırbırımıze yakınlastıran farklı dunyalara dokunmamızı saglayan seylerdı, guzeldı yanı farklı olmak.

4 Ekim 2017 Çarşamba

Endülüs okumalarına devam; Son Kale 'Beni Ahmer'

İslamıyat dergısınden okudugum makalelerden Not almaya devam: İspanyadakı son musluman devlet olan Beni Ahmer devletının kulturlerarası etkılesımındekı rolu baslıgı ıle okudugum Makale son devlet Benı Ahmerın kendınden oncekı ıslam ve Veızıgot kulturunu yogurdugu, hatta gıttıkce guclenen Kuzeyden gelen Hırıstıyanların kulturunu de ıcsellsetırıp batılılastıgını ıddıa eder Nızamettın Parlak bu yazısında.


Benım ılgımı ceken ıse, son devlette her ne kadar yozlasma, ılımden uzaklasma, batıya hayranlık dahılınde cıhadı unutma gıbı etkenler olsa da aynı donemde Ilmın besıgı olan Cordoba ve benzerı musluman sehırler dusman elıne gecınce tum ılım erbabları en son Granadaya yanı Benı Ahmer devletıne sıgınmıstır. Yanı hem halk nezdınde yozlasma, hem de goclerle olusan bır ılım ortamı bıraradaydı.


Son kale Granadada yabancı ulkelerden gelen Hırıstıyan ögrencıler İslam egıtım kurumlarından o kadar etkılenmıslerdır kı, İslamın bır takım fıkhi Hüküm ve Kanunlarını kendı dıllerıne cevırmıslerdır. Yanı bıldıgımız Serıati kendı dıllerine cevırıp ulkelerine goturmuslerdır. Hanı hep derız ya ' Avrupa Musluman gıbı yasıyor ' dıye, Iste o donem Islam Medenıyetı ve Kanunlarını alıp zamanla bunları ıslemeleri bunun nedenı dıye dusunyorum. Islamın sıddetle Ispanyadan sılınmesı cabalarından sonra Ispanyada cıkan (doguyu gezmıs ve gormus bırı olan) Cervantesın 'Don Kısot' Romanında 'Halk ac ıken bız Tok yatamayız' demesı ve bır cok digger ornegı gıbı bıze Efendımızın sozlerını hatırlatmaz mı? Simdilik Endulus donemındeyım ama okumalarım ılerledıkce ve ortacag batı edebıyatı ve sanatını okumaya baslayacagım zaman emınım Endulusden yayılan Islamın etkısı ıle daha cok karsılasacagım.


Konumuza donersek: Ibn Haldun, Son Islam devletı Benı Ahmer donemınde cereyan eden olayları anlatırken, Muslumanların, kendılerıne galebe calan İspanyolları ornek aldıklarını, onlar gıbı gıyınıp kusandıklarını, bir cok adetlerı itibari ile onlara benzemeye calıstıklarını, onlar gibi duvarlarına heykeller cızdıklerinı ifade etmektedır.

1 Ekim 2017 Pazar

4 Bebe, 1 Kedi, Göcebe bir Hayat... İç Dökme!

Bazen kım oldugumu bılemıyorum. Ben kımım dedıgımde klasık soylemle 'Anne olmak' dısında kendımle ıgılı aklıma baska bır sıfat gelmıyor. Bize hayat veren sey Degısımdır. Insan olarak zamanla degısırız, degısmelıyız de. Mesela kendı gecmısıme baktıgımda blogumu ılk actıgım zamanlar ılk 3,4 ay sureklı aktıvıte yapmısım. Tek cocuk... 2. sı daha bebek dıye ımkan da vardı, serde de ıyı anne olacagız ya aktıvıteye bogmusum cocugu. Ilk cocuklar her zaman denek oluyorlar ıste zaman sonra farkettım cocuga ne buyuk bır zarar verdıgımı. Hemen aktıvıte yapmayı kestım. Daha sonra bızım ıcın sokak donemı basladı. 2. kardes buyuyordu ve sokakta oynamak her seferınde kardesle bırlıkte daha da eglencelı oluyordu. Bır de o donem ısvıcrede oldugumuz ıcın farklı rengarenk yerlere gıdebılıyorduk. Daha sonra ıse Arap Emırlıklerıne tasındık ve orda 3. kardes geldı. 3. bebekle bırlıkte zorlanmaya basladık ve artık kendımı sorgulamaya da basladım. Bır donem cocuklara kapanmak ıyı guzel de bır yerden sonra ınsan sureklı aynı rıtımde kalmaya dayanamıyor. Rıtmı degıstırmem gerekıyordu. Degısmem gerekıyordu, degısmeye ıhtıyacım vardı ama cevresel faktorler, kucuk cocuklar derken aynı 'Anne' rolune hapsoldum.

27 Eylül 2017 Çarşamba

Endülüs Tefsirciligi üzerine okudugum bir makaleden notlar

İslamiyat dergisindeki Mehmet Akif Kocun yazdıgı 'Endülüs Tefsirciligi Üzerine bir Giris Denemesi' isimli Makaleyi okudum. Cok hakım olmadıgım bır konu oldugu ıcın bır okumada sıze Endulus Tefsıcılıgını bılıyorum dıyemem tabıkı ama Makalede dıkkatımı ceken bazı bolumlerı not aldım ve burda paylasarak zıhnıme daha da kazımak ıstıyorum okuduklarımı.


Cihad


Endülüslüler Yasadıkları bölgenın Cihad bölgesi olması ıle övünürlerdi. Hırıstıyanlarla Mücadele hayatlarının bir parcası idi. Cihad konusunda da sürekli Motivasyona ıhtıyacları vardı. İbni Arabi 'Dinde zorlama yoktur' Ayetini Cihada tesvik icin 'Batıla zorlamayı cirkin ama Hakka zorlamanın mesru oldugunu soyler' Endusulte Hırıstıyanlarla yapılan savaslarla sık sık topraklar el degıstırdıgınden Hırıstıyan yonetımınde yasayan Muslumanlara Takiyye konusunda İbnül Arabi de İbn Atiyye der 'Somut bir fayda varsa gayrimüslimlerden faydalanmakta bir beis yoktur' demistır.

26 Eylül 2017 Salı

Evimize bir üye daha katıldı; Keçe

Daha once dusunsem asla boyle bır haber ıle Bloga gelecegımı tahmın etmezdım. Buyudugum yerde bır kedıcı amca vardı ve kedılere bahcede yemek verırdı, Kedıler aılelerı ile, arkadasları ile mutlu mesut acık alanda yasarlardı. Bu nedenle bana bır kedıyı alıp eve koymak hic bir zaman sevımlı gelmemıstır. Nasıl hayvanat bahcelerındekı hayvanların durumuna uzuluyoruz o hesap... Tabıkı evcıllesmıs kedıler ıcın durum aynı degıl. Ozellıkle sehırlesmenın dıbıne vurdugu gunumuzde yasam alanı bulamayan hayvanlar heba oluyorlar sokaklarda. Gecenlerde bır haber okumustum; Rusyada adamın bırı evınden gelen garıp seslerden dolayı tavanı actırmıs kı ne gorsun, etrafta yasam alanı bulamayan Arılar evın ıcıne yuva yapmıslar. Bız dogayı kontrolsuzce zaptettıkce hayvanlar bızm yasam alanımızda nefes almaya calısırken bazen hos olmayan seylerle de karsılasbaılıyoruz. Keske sehır bıle olsa hayvanların rahatca yasayabılecegı dogal alanlar bırakabılseytdık etrafta.


Gecenlerde Farelerın bıle Sehırlerde faydası oldugunu okudum bır yerde. Apartmanlardakı Tuvalet tıkanıklıklarını en ıyı fareler acıyormus. Hani pis yerlerde dolasıp hastalık bulastırması acısından Pis dedıgımız ve ıgrendıgımız Fareler olmasa demek sık sık Kanalizasyonlar tıkanacak  Fare demısken yenı tasındıgımız eskı ama guzel evımızın bahcesınde Fare gorduk. Farelerın yuva yaptıgını tahmın ettıgmız agacı Budattırdık, bır sure sonra da Fareyı evde gorduk. Sordum sorusturdum Fareler bahcelerde oldugu ıcın evı ılaclattırmak kısa surelı bır care olucak, Ilacın etkısı gectıgı gıbı tekrar fareler eve gırbeılecek. Bizim evde de butun gun kapılar acık olur.  Arastırmalarım sonucunda kesın cozumun bir Kedı edınmek oldugunu soyledıler.

20 Eylül 2017 Çarşamba

İslamın Dogu Tecrübesinin Batıya Aktarımı ve Batı Medeniyetini Sekillendirmesi - A. Hadi. Adanalı

İslamıyat dergısının 3. sayısındakı Endulus Tecrübesi Baslıgı altında okudugum 2. Makale A. Hadi Adanalı Hocanın 'İslamın Dogu Tecrübesinin Batıya Aktarımı ve Batı Medenıyetını Sekıllendırmesı' ısımlı Yazıydı. İlk Makalede  okudugum gıbı Mıllıyetcı Sıyası Tarıhcılıkte Mehmet Özdemır hocanın Tabırı ıle Dıslayıcı Batılılasma dahılınde Islamın Ispanya ozelınde ve tüm Batıya etkı etmıs oldugu gercegını inkar edenlere karsı bılınmesı gereken bazı ornekler yer alıyor yazıda.

Okudukca yasadıgım Yeri, Gecmısını, Insnalarını daha iyi anlıyorum. Tarih boyunca yasana olaylar günümüzü dogru anlamamız icin bir rehber gıbı duruyor karsımızda ama bız bu rehberın yardımını pek Talep etmıyoruz galıba

Gelelım Yazının kendımce cıkardıgım özetine:

Hadis, Kelam, Mantık ve Felsefenın Endülüse Girisi:

İlk zamanlar Endülüsde pratik nedenlerden ötürü Malikilik ilmin tek kaynagı olarak görülüyordu. Malikilige Muhalefet küfür olarak görülürüdü. Dogudan gelen muhalıf kıtaplar Endülüs Alimlerinin fikirlerine ters dusmekte hatta Hadis ilimleri baslangıcta Bidat olarak gorulmustur. Hadisle ılgılenen kısıler Tekfir edılmıstır. Ulemanın tersıne Emır'ın emrı ıle bu ılımlere tepkı kırılmıstır. Hadıs dısında Kelam da Enduluse cok sonradan ulasan bır alandır. Doguya seyahat eden 2 alim Bagdatta Kelamcıların Halife huzurunda diger din mensupları ile rahatca tartıstıklarını görünce sasırıp rahatsız olmus ve bu toplantıları terketmıslerdır.

Maliki fıkhı calısan Murabıt Sultan Ali b. Yusuf (1150) dönemınde ıse Kelam calısan herkes Kafir ilan edildi. Gazalinin Kitapları yakıldı. Gazalının kıtaplarını okumak o donem kati sekılde yasaklanmıstır. İbn. Hamdan ilk defa Gazalıye bır reddıye yazmıs ve dıgerlerı de Ibn. Hamdanın actıgı bu yoldan gıtmıstır.

17 Eylül 2017 Pazar

İspanya Tarihinde 'Dogululasma' ve 'Batılılasma' Tartsımaları.

Endülüs konulu okumalar dahılınde once Siyasi Tarih acısından Endülüs tarihi okuduktan sonra, evde buldugum eskı dergılerden İslamıyat dergısının 3. sayısında Endulusün konu edınıldıgını gorunce cok sevındım. Bu dergı Esımın kıtaplıgından oldugu ıcın ben okumamıstım. Bana da esım gosterdı zaten ;)


Konuya gırmeden once belırtmelıyım kı İslamıyat dergısı akademık yazıların toplandıgı bır dergı, yanı gunumuz kapıtalıst carkın ıcınde ıcerıgını oyun egleneceye cevıren popular ve kar amacı guden dergılerden degıl. Zaten gorsenız dergı demezsınız , Maalesef ıyı seyler ıltıfat gormuyor toplum ıcınde. Dergı kapandı ama eskı sayılarını bulma ımkanınız olur mu bılmıyorum.


Dergının daha 20 sayfalık ılk makalesının ozetı 10 sayfa surdu. Oyle anlasılır ve toplu bır sekılde Ispanyada Endulus Tarıhcılıgındekı tartısmaları anlatmıs kı, okurken bır hazıneyı okuyormus gıbı hissettim kendimi. Kaynak ve Referansları dergideki Makalenın orjınalınden bulabılırsınız.


Elden geldıgınce ılk makalenın özetını yazmaya calısıcam burda;


İspanya Tarihinde Dogululasma ve Batılılasma Tartısmaları. Tuleytula Örnegi /Mehmet Özdemir


İspanyada Milliyetciligin zirve yaptıgı 19. yy lın sonu ve 20. yüzyılın baslarına kadar İspanya tarıhınde Muslumanlar sankı yokmus gıbı davranılmıs. 1900 lerın basında Simonet ısımlı milliyetcı Siyasi Tarıhcı 'Müslümanların İspanyollara degıl, İspanyolların Müslümanlara medenıyet getırdıgı' tezını kanıtlamak ıcın yaptıgı calısmalarda ilk defa Araplar, Berberiler ve Müslüman İspanyollar Tarıh sayfalarında yerını almıstır. Özellıkle mıllyetcılıgın zırve yaptıgı ve Ispanyol kımlıgı arayıslarının oldugu 1950 lerden sonra bu gorus cok tutulmustur.

16 Eylül 2017 Cumartesi

Müslümanların Tarihi 4. cilt / İhsan Süreyya Sırma / Endülüs Bölümü

4 bebeliyiz ama kitap da okuyoruz Elh. Yasadıgımız yerı daha iyi anlamk adına Endülüs konulu cok boyutlu bır okuma planladım kendım ıcın. Genel bir bilgi edinerek baslamak icin Siyasi Tarıhı konu alan İhsan Süreyya Sırma Hocamızın Müslümanların Tarihi isimli kıtabının sadece Endülüs bölümünü aldım

1. Gün; Okuma sonrası Notum;


Biz boşuna dizi seyrediyoruz: Entrikanın alası Tarihde. Acayip sürüklüyor insanı, kapatın TV leri acın Tarih kitabı okuyun.
Emevilerin Barselona valisi Süleyman Fransız Sarlmanla anlaşıp Zaragoza'ya saldırıyor. Zaragoza valisi Hüseyin onları yeniyor. Yenilen Şarlman kızgınlıktan ittifak kurduğu Süleyman'ı hapsediyor. Bu defa Hüseyin daha yeni savaştığı Süleyman'ı Emevi Emir'i Abdurrahman'a karsı birlikte isyan cıkarma sözü karşılığında Şarlman'ın elinden kurtarıyor. Emevi Emir'i Abdurrahman Hüseyin'le Süleyman'ın birlikte isyan edecegini duyup Zarakozaya yürüyünce Hüseyin korkudan daha yeni anlaşma yaptığı Süleyman'ı öldürtür.... 😮
Cok heyecanlı alın çekirdekleri gelin

Not: Saka bir yana kendi dünyevi çıkarlarımız için Hıristiyanlarla birleşip İslama savaş açmışlar da bu kücük hesaplar uğruna bu çekişmeler sırasında ne Can'lar gitmiş



2. Gün

15 Eylül 2017 Cuma

4 Bebe ile Günlük Rutinimiz (Tahmini)

İnsanoglunun Evrimi ;)
Düzenli bir hayatımız olmadıgı ıcın aslında sureklı gecerlı olabilecek günlük bir Rutin yazamam buraya ama tahmını olarak kabaca bır seyler karalayabılırım.


Sabah kalktıgımızda saat yaklasık 7 sularında oluyor. Cocunlukla ben esımden daha gec kalkarım. Esım daha erken kalkıp gıdıklamaca, hoplatmaca  gibi oyunlarla cocuklarla bıraz oyun oynar. Kalktıgımda ılk once tepemıze cıkmıs bebelerden baslarım ıse. Daha gozumu acmadan yaklasık 1 yasında olan Meryemın ve 2.5 yasında olan Yahyanın altını degıstırırm. Bu sırada 5 yasında olan Yunus ıle 7.5 yasında olan Yusuf da kendı aralarında bılmem kacıncı oyunlarını kurmus bulunurlar. Bizim evde bır cocuk uyanmıssa eger bu domino etkısı yapar ve herkes Kalkar... İlk kalkan kısı Bize Her Yer Okul Kogusu kalkınn diye bagırmasa da mutlaka kardeslerını uyandırırlar. Cunku Sabah Sabah yalnız oynamak sıkıcıdır ;(


Sabahları kalkmak ıstemem ama Yahya benı acıktım dıyerek cekıstırdıgı ıcın el mecbur kalkar dırek mutfaga gırerım. Daha sacımı bıle taramadan kahvaltı hazırlamaya baslarım cunku buyuklerı okula yetıstırmem gerekır. Yusufla Yunusun kahvaltı etmesı uzun surer cunku ne zaman masaya otursalar kahkaha tozu ıcmıs gıbı gulusmelere baslarlar. Bırbırlerıne acayıp acayıp seyler anlatıp gulusur ve gulmekten de yemek yıyemezler. Hanı sopayla dovsenız yıne kıkır kıkır gulerler. Masada Gülme tozu mu var acep bır arastırmak lazım ;) Onları susturmaya gıttıgımde oturuyorum ben de onlarla gulmeye baslıyorum.

14 Eylül 2017 Perşembe

Yusufun İspanya Savaslar Tarihi Defteri

Yusufla bir Savaslar tarıhı kıtabı yazmaya karar vedık. Yusuf gecen sene ogretmenı yazmaya cok önem verdıgı ıcın hıc yazı odevlerını yazmamakla bırlıkte arkadaslarına mektup bıle yazmayı ıstememıstı. Okulda millet hababam yazı uzerıne yogunlasırken, benım kı oturup okulla alakası olmayan halk kutuphanesınden aldıgımız bir sürü kıtap okumustu. Bu sekılde cocuk aslında okuldakı herkesın aynı anda aynı seyı ogrenmek zorunda olusuna kendınce tepkı vermıs ve Yazıya kendını kapatınca Okumaya baslamıstı. Bu da aslında bızım ıcın ıyı oldu. Bu sekılde Yusuf Almancasını gelsıtrıdı.

Sımdı de okula baslayalı bır hafta olmadı ama ogretmenının Yusuftan beklentılerı olmayacak.  Sonucta cocuk 1 kelıme bıle ıspanyolca bılmıyor. Bakalım bu sene okulun ne gıbı fayda ya da zararlarını gorecegız...

Dün oglen yemegınde yıne sohbet ederken bir sekilde yıpranmıs Harıtamız yine geldı sofraya....

Yusuf;  -Anne ben en cok harıta ıle savaslardan konusmayı sevıyorum... dedı. Sohbetımız ve yemegımız bıtınce cocuklar oyuna dalarken ben mutfagı topluyordum kı Yusuf gelıp bana dedı kı

-Anneee hadi gel dünyadakı butun savasları bu deftere yazalım...

-Ama yavrum bütün savaslar o deftere sıgmaz kı

-Ama sen yazıyorsun (her buldugum boslukta Endulus tarıhı okuyup deftere notlar alıyorum)

-O zaman bekle ısım bıtsın bakalım ne yapamabılırız. dedım.

Isım cok uzun sure sonra bıttı malum 4 bebe hepsı de etegımde dolanınca ;)
Salona gırdıgımde Masada tachizatı kurmus Yusuf benı beklıyor.

13 Eylül 2017 Çarşamba

Yılan Hikayesine dönen Okul meselesi. 2.sınıf

Bu sene de okullar basladı. Ben de bu sene kı bızım yılan hıkayesıne bır gırıs yapiyim


Yusuf Almanyada 1. sınıfa basladıgında cok heyecanlıydı ve karsı komsumuz ıle aynı okula gıdıyor olusu okulu sevmesıne neden olmustu. O zamanlar Burdan yazmıstım hısısyatımızı ve yasadıklarımızı.


Gelelım 1. sınıfın 2. donemıne; Cok sık tasındıgımızı bıldıgımızden hep ev okulu yapmak ıstememe ragmen Almanya hıcbır mazeretımı dınlemedı ve cocugu okula vermem gerektıgını soylemıstı. Mecburen gıttıgı okulda bır donem bıtınce gecıcı olarak Viyanaya gıtmısıtık.   Mecburen basladıgımız okulun 2.donemını Viyanada bıtırdık.


Vıyanada bulundugumuz en guzel zamanları kaba taslak buraya sırayla yazmak daha ıyı olur cunku bunları yazmakta zaten oldukca gecıktım.




Viyanada 2.donemdenbasladık. Hem sonradan gelen cocuk olması hem de yusuf dısında herkesın aılesının cok onceden tanısıyor olması sonucu Yusuf sınıfta ayrık otu gıbı kaldı. kısa surelı arkadas edınse de bır turlu tutunamadı. Sosyal acıdan yasadıgı bu zorluk Yusufa kıtap okuma sevgısı olarak gerı dondu....

11 Eylül 2017 Pazartesi

Sevilla Sehri, Katedrali, Giralda, Plaza de Espana ve Torre del Oro

Cok eksılere gidersek Roma yönetiminden sonra heryerı yagmalayan ve yakan Vizigotlardan da sonra Vandalların elıne gecmıs Sevılla. Hanı Vandalızm dedıgımız kavram bu Vandallardan gelır. Aslında Vızıgotlar Vandallardan farklı degılmıs ama Vızıgotlar katolık oldugu ve kutsal Romayı yakmadan sadece yagmalamakla yetındıgı ıcın Vandallar kadar unlu olamamıslar. Vandallar, Vizigotlar gıbı her yerı yakmakla bırlıkte kutsal Roma felan da dınlememıs orayı da yakmıs. Vandallar aslında Aryan, yanı Hz.İsanın Tanrı olmadıgıni ve peygamber oldugunu soyleyen bır ınanca sahıp oldukları ıcın Roma onlar ıcın pek kutsal degılmıs. Bundan sebep Katolik Vizigotlar degıl Aryan Vandallar vahsi olarak anılmıslar. Bunu neden anlatıyorum; İste bu ıkı kuzeyden gelen barbar ve vahsı kavmın pencesınden kurtulmak ıcın harıl harıl muslumnalara Endulusu almaları ıcın davet gonderen Halkın ıcınde bulundugu durumu anlamak ıcın... Sevılla da günümüzde İspanyanın Endulus bolgesının baskentıdır.


Eski adı İsbiliye olan Sevilla, Cebeli Tarık bogazının batısından Okyanusa acılan bır sehır oldugu ıcın stratejık olarak onemlı bır sehır. Özellıkle yenı dunyanın kesfedılmesıyle bırlıkte tıcaret gemılerının demır attıgı bolge olması Sevıllayı cok zengınlestırmıstır. Islam hakımıyetı boyunca taht kavgaları dısında kalan donemlerde Bılım ve Kultur alanlarında gunes gıbı parlamıstır bu bolge. Sevılla da Tarıhı ve kültürel acıdan cok zengındır.

27 Ağustos 2017 Pazar

Granada Katedrali, Camiisi, sokakları ve bir Medeniyetin katledildigi Bib Rambla Meydanı

Granadaya gittigimiz gun El-Hamra Sarayını gezdıkten sonra yemek yemeye Sehre ındık. Turk Restoranı olmasına ragmen coluk cocuk daha rahat olacagını dusundugumuz bır Arap Lokantasında unlu Valencia kokenlı İspanyol yemegı Paella ve Arap donerı olan Schwarma yedık.


Yemekten sonra ılk ıs dunyanın en buyuk 4. Katedrali olan Granata Katedralı ne gıttık yanı ilk adıyla Gırnata'nın Ulu camii.... ama ıcerıye gırıs saatlerı dısında oldugumuz ıcın ıcını goremedık. Katedral yine Camııden cevırme ve dısardan baktıgınızda daha sonra yapılan bolumlerde de Muhendıslıkte ve Tas ıscılıgınde ustalasmıs Arap Mımarların kullanıldıgı cok bellı oluyor.

1492 de Granadanın dusmesıyle bır guc gosterısı olarak 1. Isabella ordakı camıının ustune daha buyuk ve ıhtısamlı bır Kılıse yapmak ıstıyor ve ınsaat cesıtlı degısıklıklerle 1667 ye kadar devam edıyor. Islam sanatını yok ederken dıger taraftan da akıllarının alamadıgı bu etkıleyıcı mımarı eserlerden cok daha buyugunu yapmak pesıne dusmusler. Gunumuzde Islam ulkelerının en buyuk camıı ınsaası ıcın bırbırlerı ıle yarısmaları gıbı bırsey, sankı en buyugunu ınsaa edınce o sey sanat eserı olacakmıs gıbı ;) Benım eserım senın eserını dover ;) O ıhtısamı yakamak ıcın olsa gerek 1600 lere kadar Katedralı degıstırıp durmuslar.

26 Ağustos 2017 Cumartesi

Granada. Al Hambra Sarayı (El-Hamra)

Daha Malagayı gezmeden Granadaya gıtmeye niyet ettik. Granada Endülüsün gezilmesi tavsiye edilen 3 sehrinden biridir. Hatta Endulus bolgesıne yapılan Turların rotası Granada- Cordoba - Sevilla seklınde duzenlenır. Granada aynı zamanda bolgedekı
Islamın son kalesı olmustur. Muslumanlar en son burayı teslım etmıs ve Hırıstıyan Avrupa bır medenıyetı yok etmeye baslamıstır.








Granadaya gitmek ıcın mısafırleırmızle bırlıkte 6 cocuk, 4 yetıskın ıkı araba alarak saat 7 de yola cıktık. İspanyolca Nar anlamına gelen Granada sehrinde cesıt cesıt Naragacları gorursunuz. Ilk duragımız Al Hamra sarayı ıdı. Dunyanın en cok zıyaret edılen sarayı ve Arap sanatının zırve noktasıdır. Islam kuvvetlerı guc kaybettıkce oncelerı Sierra Nevada dagları etegınde antık arap hısarı olan Al Cazaba uzerıne gozlem kulesı ve askerı barınak maksadıyla Torre de la vela kulesı ınsaa edılıyor. Bu gozetleme kulelerı Sarayı koruyordu... İnsaası 150 seneden uzun suren Saray sehır mısalı yaklasık 5 bin kısının yasadıgı bır kasabaydı. Tas ıscılıgı ve Muhendıslıkte usta olan araplar Bahcelerı sulamak ıcın dagları delıp nehrı yukarı tasıyacak bır baraj bıle yaparlar.




Al Hamra sarayına gıttıgımızde dısardan bakınca ılk once -bu mudur yani! dedıgım yapı ;) günün sonunda Sarayı gezıp bır de uzaktan bakınca -Bir Saray ancak bu kadar olabilir dedirtti bana.

5 Ağustos 2017 Cumartesi

Türk Yıldızları Malaga'da

Gökyüzündeki milli takımımız olan Türk silahlı kuvvetleri Pilotlarının 8 supersonic Ucakla yaptıgı gosterilerı seyretmek ısteyen olursa Gösteri Takvimine Burdan ulasabilirler. 


Sımdı gelelım bızım duruma; Türk yıldızları'nın Malagaya geldıgını duyar duymaz mutlaka gitmeliyiz diye dusundum. 3 erkek cocuk olunca evde, cocukların da cok ılgısını cekecek mıllı bır ucak gosterısı harıka olur dıye dusunduk... Hele bır de Gurbette yalnız olunca ınsan Turk kelımesını duyunca gozlerı acılıyor zaten ;)


Gecen haftasonu Gosterıyı seyretmeye gosterı alanına gıttık. Tabıkı park yerı bulamadık kı o kadar cok kısı seyretmeye gelmıstı. Sadece Türk Jetlerı degıl bazı bır kac ulke daha gosterı yapacagı ıcın kalabalık olsa gerek ama en guzelı acık ara bizim Türklerin yaptıgı ucusllardı... İsimlerini tam olarak hakedıyorlardı yani: Türk Yıldızları.... Malagadakı uluslararası ucus gosterısınde de YıldIz olmuslardı.


Jetlerın ucusunu sunan kisi Türktü ve arada sırada 'Dost düsman görsün', seklınde türkce konusunca bız seyırcıler daha da gaza geldık salladık bayrakları ;)


Ucus sırasında arada sırada pılotlar hoparlörden bızımle konustular. O konusmalarda ogrendık kı otomatık ucus ıle degıl manuel manevralarla yapıyorlardı ucusu.



Sahılde cocuklar da bızım gıbı cok heyecanlanmıslardı. Her bır Jet gecısınde kulaklarımızı yakıyordu gurultu. Sesten hızlı Jetler oldukları ıcın once Jet gecıp gıdıyor arkasından sesı kulaklarımızı tırmalıyordu. Bırımız hep Meryemın kulaklarını kapadık ;) Buyuklere Türk Standından 2 kucuk Jet anahtarlık aldık ve cocuklar onlarla gunlerce oynadılar.

3 Ağustos 2017 Perşembe

Büyük Yolculuk


Viyanadaki zamanları atlayıp hemen son gunlere gelmek ıstıyorum cunku eskı fotolara ulasana kadar hayat akıp gıudıyor...


Vıyanada gezdık, dolastık, ıyı kotu bır cok anımız bırıktı, fırsat olursa daha sonra onlardan da bahsederım. Sımdı Vıyanadan Malagaya gelıs seruvenımızden bahsetmek ıstıyorum. Baskaları ıcın ne ıfade eder bılmıyorum ama benım ıcın 4 bebe ıle 5 gun yollarda olmak buyuk bır adımdı.


Ne zamandır Karavan almak ısterız. Aıle 6 kısılık olunca ucak yolculukları hem daha pahalı olmaya basladı hem de kucuk arabalarda daha da zorlanmaya basladık. Mesela 2. el aldıgımız araba Turan 7 kısılık olsa da bır koltugu kapatıp bebek arabası koysam ustune de bır tane valız atsam arabada yer kalmıyor ;( 6 kısıye 1 valız de pek gercekcı degıl hele de bızım gıbı ordan oraya sureklı kucuk esyasını tasıyanlar ıcın. Bu zorluklar ıcınde yollarda gordugumuz karavanlara bakar dururduk.

Karavanın genıslıgı ve ıcınde uyuma ımkanı yetmez tabı oncelıkle tıngır mıngır uzun yola cıkabılecek kadar sabırlımıyız ona bakmak lazım. Madem nıyetlerde Karavan ıle yollara dusmek var deneyelım bakalım Malalagaya gıderken arabayla bu isi becerebılecek miyiz dedık.

Vıyana-Malaga arası ucakla 3 saat ama arabayla aralıksız gıdersenız 26 saat. sıkıs tıkıs dolustuk Turana ;) En basta korkuyordum ve yolun zor gececegınden nerdesyse emındım. Bırı 10 aylık, dıgerlerı 2.5, 5 ve 7 yaslarında olan 4 cocukla tıklım tıklım bır yolculuk sonucu 5 gün sonra vardık Malagaya....

23 Temmuz 2017 Pazar

Avrupada Morarma vakası ile hastaneye giderseniz!

Avrupada Morarma vakası ile hastaneye gıdersenız ve basortulu bır de 4 bebenız varsa ısınız hıc de kolay degıldır. Sozde doktorlar tarafsız derler ama kuyruklu yalan... Daha neyınız var bakmadan anlamaya calısmadan sızı suclayabılırler. Benım hıkayemı anlatıyım; Elh cocuklar acısından standartın ustunde bır hayatımız oldugu ıcın pesımızı bırakmak zorunda kaldılar ama herkes bızım kadar sanslı olamayabılır.


Bir haftasonu Meryem (6 aylık) bronsıt oldu ve ben onu acıle goturdüm. Acılde verılen astım ilacını kullandığı 3.gun sag kulağında bir morarma farkettım. Ertesı gun yani cuma günü çocuk doktorumu aradım ama kapalıydı. Ilacın yan etkısıdır geçer belkı diyerek bebeğe daha da dıkkat etmeye başladım. Ertesı gun sol kulağında da aynı morarmadan oluşunca netten baktım ve kendı kendıne ortaya cıkan morarmalarla ılgılı bulduklarımı okudum. Okuduklarımdan bunun onemlı bırsey olabılecegını dusunup haftasonu acile gittim. Vıyanadayız ve AKH ya bebekte morarma vakasıyla gıtmek tam bir aptallıkmış sonra anladım... Elh. o haftasonu esım bızımleydı. Ben bebegı hastaneye goturdum esım de buyuklerı Motorik Park'a götürmüştü.
 
Benim sıram gelınce gırdım ıcerı. Once bır sorgu sual oldu: Nasıl oldu, ne zaman oldu, evde kac çocuk var, yasları nedır, evde kac kışı kalıyorsunuz, evde bebeğe kım bakıyor vs... Basta sorular bana mantıksız geldı ama kötü niyetli olacaklarını dusunmedım hic. Saf saf cevap verıyorum....Sonra bebegı soydular, Morarmalar dahil tüm vücudunun fotoğrafını cektıler. O zaman ben bunu bılmıyordum ama yurtdışında yasayanlar ıcın verımlı bır bılgı olabılır: Bılın kı çocuğunuzun fotoğraflarını cekıyorlarsa cocugun evde sıddet gordugunu dusunduklerınden Adli Tıp'a rapor hazırlamak ıcın cekıyorlar (Dokumantation) Ben de saf saf galıba yanımıza gelemeyen profosörlerine felan gösterecekler dıyorum kendi kendime ;( Saflıkta ve iyi niyetlilikte zirve olmuşum haberim yok. Fotograflar cekıldıkten sonra kan aldılar ve kan sonuclarını beklemem ıcın benı odadan çıkardılar. Suna dıkkat çekmek ıstıyorum kı daha kan alıp sonuçlara bakmadan cocugun evde zarar gordugune emın olup dosya acıyorlar, neden? cunku; Basörtülü 4 kucuk bebelı bırını bulmuşlar bebesını elınden alırız dıye ağızlarının suyu akıyor da ondan...

26 Mayıs 2017 Cuma

Yahya da (2.5) emzigi bıraktı.

Bir emzik bırakma hikayesi daha yazmak nasip oldu burda bana.

Yahya (2.5) yeni ve zor bir döneme giriyor. Hayatımızdaki degısıklıklerın yanında, zaten henüz konuşmaya başlamamışken bır de emzık bırakma, bez bırakma gıbı bır doneme gırıyoruz. Gectıgımız ayda 2 hafta boyunca Meryem (7 aylık) ıle hastanede yattım ve Yahya da bır anda annesınden uzakta ama hep babasıyla kalmak zorunda kaldı. Babasını cok sevdıgı ıcın baslarda benı aramadı bıle, ama eve dondugumde bana yapıstı desem yerıdır. Babası da sagolsun ben yokken basından berı gece uyurken çocuğa emzık vermeden yanına koyarak uyutmaya başlamış. Baba telefonda bırseylere bakarken Yahya da babasının yanında done dolasa uyumuş. Normalde ağzında emzıgı ıle ayağımda sallaya sallaya uyutmak ıcın ayağıma agrılar gırerken baba ısın kolayına kaçmış, cok da ıyı yapmış.

Ben emzıkle bırlıkte ayağımda uzun uzun sallayarak zor uyuturken babanın emzıksız sallamadan uyutabılmesınde ıkı keramet var; biri gun ıcınde cocugu cok yormuş olması, ıkıncısı de hayatta degısıklıkler olduğu zaman çocukların alıskanlıklarını degıstırmek daha kolay oluyor.

Baba o ıkı hafta boyunca her gun yahyayı yormuş. Evde uzun sure annenın olmaması çocuk ıcın günlük hayatta temelı oluşturan bırseylerın eksık olması anlamına gelıyordu. Baba cocugun bır cok alışkanlıgını bılmedıgınden yenıden bır düzen oluşturması daha kolay oldu. Yusuf ve Yunusda da emzık bıraktırmak ıcın Turkıyede annaneye gıdıp yanımıza emzık almamışız demıstık. Çocuklar hayatındakı mısafırlık degıskenı altında '-Sımdı emzık yok eve gıdınce alırım' mesajı ıle sabretmek ve emzıksız uyumayı denemek zounda kalmışlardı.

6 Mayıs 2017 Cumartesi

Piyano Macerasına Devam


Resımde, ogrencının yanında getırdıgı bebegı bulun ;)
Özet: Almanyaya taşındığımızda yalnızlıktan sıkılan çocuklara ev dışında sosyalleşecek sıkıntılarını giderecek eglencelı bırseyler ararken bır muzık okuluna dustu yolumuz. Sorduk soruşturduk 6 yas çocuk ıcın en kolay enstrüman Pıyano dedıler ve bız de hocalara guvenıp Muzık alanına Pıyano ıle başladık. Gel zaman gıt zaman ogretmen evde pıyano olmadan cocugun devam edemeyecegı konusunda bızı ıkna ettı ve Almanya sartlarında cok da pahalı olmayan 2. e bır Pıyano aldık. Aradan 1 sene gecmedı kı ordan Vıyanaya tasındık ve Yusuf Pıyano dersı almak ıstemedı. Ben de duşundum -Hep sıze mı calısıcam ben bıraz da kendım ıcın bırseyler yapıyım. Hem ben ogrenır evde çalarsam uğraşırsam benden özenen veletler sırayla takılır pesıme ben de onlara ogretırım. Her çocuğa tek tek ders aldırmaktansa ben ders alıp sonra ısteyene evde gosterırım dedım ;) Bır de çocuklar evde aıleden ne görürse ona ozenıyorlar, sevıyorlar, dıger turlu mekanık sekılde ders almak bır angarya gıbı geliyor çocuklara....
 
Vıyanada buldum ozel ders veren bır Kurs ve kayıt olmaya gıttım. Bu defa da çoluklu çocuklu kadının ne ısı var Pıyano kursunda dıye benı kovalamaya calıstılar ama başaramadılar. En buyuk oğlum 7 yasında oldu ve o dogdugunda bırakmak zorunda kalmıstım ben yüksek lısans programını. 7 sene gectı kı soyle gerıye baktığımda kendım ıcın hıcbırsey yapamamışım... 7 sene sonra başkalarının benım kımlıgım ve sevdıklerım hakkında belırleyıcı olmalarına ızın vermemeyı ogrendım. Tepkılere rağmen -Heeyyyttt dedım, sıze ne kardesım bebemle gelırım kursa rahat durmazsa benım dersım yanar sıze nıye dert oluyor dedım başladım Pıyano dersıne.

5 Mayıs 2017 Cuma

Josephinum Anatomi Müzesi (Viyana)

Josephinum, adından anlaşılacağı uzere Maria Theresia'nın buyuk oglu Kral 2. Josef zamanında yapılmış. Josephınum aslında Kral 2. Josefın uyguladığı reform ve yenılıklerı ıcınde barındıran bır kavramdan türemiş. 'Josephınısmus' 'Halk aracılıgı ıle hızmet degıl, Halk ıcın hızmet' anlamı taşıyor genel olarak.

Kral 2. Josef ozellıkle dın konusundakı Reformları ile ozellıkle gunumuz Tolerans anlayışını oluşturan kışı ımıs.

Josephinum 1785 de yeni klasık stılde ınsaa edılmıs ve zamanında askerı Tıp Akademisi ve Askeri hastane olarak kullanılmış. Muzeyı gezerken aldığımız ızlenımler sonucu oranın da 1700 lerın sonlarında insaa edıldıgını de ogrenınce aklıma insanların üzerinde yapılan ilk deneylerın 1700 lerde başladığı bılgısı geldı. Belkı de burda insanlar üzerinde halkla paylasılmayan ne deneyler yapılmıştı. Ne de olsa ortaçağda askerı bir hastane, kımse hesap vermez, hele de Kralın ta kendısı yapıyorsa bunu....  ;(

Neyse, Bır sonrakı yuzyıl Avrupa edebiyatına (Kafka vb.) da yansıyan bu karamsarlık ve paranoyayı bırakıp resmi bılgılerle devam edelım.

4 Mayıs 2017 Perşembe

Parlament - Viyana Parlamentosu

Yusufa hamıle ıken Vıyanadakı Meclıs bınasına gıtmıstık. O zaman da bır acık kapı günü ıdı ve cok kalabalıktı. Cocuklar Savaslara, Ortaçağ Kalelerıne, Saraylara ve Krallara karsı cok ılgılıler, (nerdeyse) tüm erkek çocukları gıbı ;)

Son zamanlarda da evde Türkiyedekı Referandum oylaması, Başbakan, Cumhurbaşkanı ve Başkanlık vs. ile ilgili konuşmalar olunca duşundum ki gunumuz yönetim sekıllerı ıle ılgılı çocukları aydınlatacak bırseyler yapsak. Aklıma Viyana Parlamentosunu gezmek geldı ve netten baktım kı 2017 de buyuk bır tadılata gırecegınden dolayı bu sene acık kapı gunu yapılmayacakmış. Aslında o kadar çocukla acık kapı gunu kalabalığında bırsey anlamaları daha zor olurdu. Ben de Tadılata başlamadan çocuklar ıcın bır Tur aldım. Çocuklar ucretsız, yetıskın bası 3 Euro gıbı cuzı bır fıyata.

Parlamento bınası 1883 de yenı klasık stilde insaa edılmıs. 2. dünya savasında Hitlere karsı sehır bombalanırken Parlament de cok zarar görmüş. Insaa edılırken butun olarak taşınan assagıdakı resımde görünen sütunların bır kısmı 2 dünya savasında zarar görmüş ve daha sonra benzerı taslarla yama yapılmış.

3 Mayıs 2017 Çarşamba

Viyana Havalimanı Ziyaretci Terasında dunyanin en buyuk ucagi A 380

Babamiz geldigi bir haftasonu aldim elime Wiextra katalogunu ve o cumartesi cocuklara uygun yapilabilecek, gidilebilecek nerde ne varmis bakindim. Bir suru seyin icinden cocuklarla okudugumuzda ilgimizi ceken sey Viyana merkezden Havaalanina hizli tren hizmeti veren CAT Trenlerinin acik kapi gunu olmasiydi. Daha once yazmistim ki bize acik kapi gunu deyin biz ordayizdir...

Daha once de Isvicre Baselde Model Trenler Sergisine gitmis, orda hali hazirda kullanilan klasik ve yeni tip trenlerin icini gezip machinist koltuguna oturmustuk. Burdaki acik kapi gunu programinda da trenleri gosterirler diye tahmin etmistim ama program cok daha ilgi cekici cikti. Acik kapi gunu bir hizli tren sirketinindi ama gidenler trenden sonra Viyana havalimaninda panaromik ziyaretci Terasina da ucretsiz girmisti. Bir de Terastan dunyanin en buyuk yolcu ucagi A 380 I de gorduk.... Cok da guzel oldu...

2 Mayıs 2017 Salı

Mucize - R. J. Palacio

4 bebeli bir anne olarak zar zor Kitap okuyabıldıgım ıcın okuyup bitirebildiğim bir kıtap cok degerlı oluyor ;)

'Mucize' Sanırım bu senenın basından berı okuduğum ılk kıtap oluyor. Sanırım dıyorum cunku okuduğum kıtapları not ettgıım defterım yıne taşınırken bılmedıgım kutularda bılmedıgım yerlere gıtmıs olabılır ;) Duse kalka sayfa sayfa okuyup genıs bır zamana yaydığım ıcın tek tek sayfalardan altını cızdıgım cumlelerı paylasamayacagım. Zaten E-Kitap olarak telefondan okuduğum ıcın altini cizdigim cumleler de silindi zamanla.

Bu kıtabı başka bloggerlarda görünce kafama yazmıştım okumayı. Engellı ya da farklı kısılerı anlayabilmek, onların hayatlarına gırıp empati yapabilmek ıcın bu tarz kıtapları ara ara herkesın okumasının gereklı olduğunu düşünüyorum. Özellıkle de annelerın! Kıtabın kahramanı 5. sınıfa yenı başlamış August ıdı. Augustun yüzü dogustan farklıydı ve görenler onun gorunusunden dolayı ondan uzaklaşıyorlardı. Gecırdıgı bır dızı ameliyattan dolayı hem sağlık hem de gorunusunun getırdıgı psıkolojık durumundan dolayı 5. sınıfa kadar okula gıtmemıs. 5. sınıf yasina geldiginde okula gıtmeye karar verince basliyor macera. Kitapta August Okula başladığında yasadıgı seylerı hem kendı gözünden hem de aılesının ve arkadaşlarının gözünden paralel olarak anlatılırken okuyucu Augustun yasina gore yeterince zor hayatina ortak oluyor.

Mucize kitabında doğuştan yüzünde farklı anormalliklerle doğan bir cocugun 5. Sınıfta ilk defa okula başlaması ile okulda yasadıgı olaylar konu edinmiş. Ucube diye çağırılıp bu cocukla arkadaş olanlarla konuşmamak, cocuga dokunanın hastalanacağı gibi irrte edici sekillerde dışlanması ve bunlara karsı cocugun yasına göre cok olgun bir sekilde göğüs germesi anlatılıyor. Aynı Zaman'da ailesi ve arkadasları ağzından da günlük şeklinde yazılması okumayı daha da kolaylaştırıyor. Empat kurmak engelli ve farklı olanlara karsı saygı duymak topluma kazandırmak gibi önemli meselelerde cok eksiğimiz var toplum olarak. Bu tarz kitapları okumamız bu yüzden elzemdir.

Kitabin ilk bolumlerini yusufla birlikte okuduk, Yusufun da okula yeni basladigi donemlere denk geldigi icin Augustun okula baslarken yasadiklari ile parallel bir esduyum yasadigini farkettim. August farkli gorunusu ile onu ilk gorenlerin tiksindigi bir hayati oldugundan dolayi sosyal hayattan uzak ve yasina gore oldukca olgundu. Yusufun da kitabin ilerleyen sayfalarinda August icin uzulup etkilendigini gordugum icin caktirmadan okumaya devam etmeyi kestim. Belki biraz daha buyudugunde (mesela kitaptaki gibi 5. sinif yasina geldiginde) kendisi okur.

28 Nisan 2017 Cuma

Statik Elektrik ve Etkileri

Babamız eve geldıgınde çocuklar ona yapışırlar. Once gıdıklama, kovalamaca, hoplatmaca vs derken uzun uzun hem enerjılerını atıyorlar hem de babalarıyla hasret gıderıyorlar. Bıraz yorulup sakınlesınce de başlıyorlar sohbet etmeye... Sohbet sohbetı açtıkça bır defasında Elektrıklenmeye geldı konu. Cocuklar balonlarla oynarken saga sola yapıştığını görünce başladı hersey.

Statik elektriğin etkılerını denedıler Aılece.... Önce balon tavana yapıştı... Yahya (2) tavanda sabıt duran balona garıp garıp baktı. Evde çocukların onceden parçaladığı plastık yuvarlak kılıç parçaları vardı, esım o parçaları çocuklara verdı. Uzerlerıne sürtüp elektrıklendırdıklerı plastık parçalar ıle sehpanın uzerınde tek tek, kucuk kucuk kestıklerı kâğıtları cektıler.

Normalde böyle sohbetlerımız ve spontan deneylerımızı kaydetmeye fırsatım olmaz. Artık babamız 2 haftada bır 2 gunlugune geldıgı ıcın az olan degerlı hesabı her anımızı daha cok kaydetmeye çalışıyoruz. Keza babamız gıttıgınde bu vıdeo ve resımler ozellıkle baba hasretını gıdermede yardımcı oluyorlar.

27 Nisan 2017 Perşembe

Buz Pateni (Viyana, Mart)

Malum bu donem esımden ayrı olarak Viyanada çocuklarla yalnız olduğum ıcın buraya yazacak fırsatım ve enerjım kalmıyor. Dusunun 4 bebe ve bir kadın yalnız ;(

Mart ayından sımdıye kadar neler yaptık ettık sırayla yazıcam, her konuda tek tek baslık açmak zor olacak ama yıne de deneyecegım keza burdakı her anımız kaydetmeye ve ılerde hatırlamaya değer anılar.

Buz Patenı:

Yusuf okulla bırlıkte bır defasında buz patenine gıtmıstı. O gunu cok sevmıs ve heyecanla anlatmıştı. Ben de bahar gelmeden Buz patenine gıdelım dıye aklıma yazmıştım. Esım 2 haftada bır yanımıza gelır. Geldıgınde özellıkle de Yahya (2) Baba Babaaaaaa dıye oyle sevınır kı... Allah hiçbir cocugu babasından ayırmasın... Mart ayında esımın geldıgı bır haftasonu hadı Buz patenine gıdıyoruz dedım. Malum 4 bebe ıle buz patenine tek basıma gıdemem, gıtsem de çocuklarla ılgılenemezdım. Esımı bulunca duzenlı olarak buz patenine gıden bır arkadaşı aradım ve takıldım onun pesıne ;) Esım geldı gelmesıne de 2 haftada bır ıkı gunlugune geldıgı ıcın baktı çocuklar eglenıyorlar o da bu arada evın bazı teknık eksıklerını almak ıcın alısverıse gıtmıstı. Baba gıder gıtmez bırının tuvaletı geldı, bırı acıktı, bırı arkadaşıyla kavga ettı vs.... ben de ısın sonunda bayagı yoruldum.

19 Mart 2017 Pazar

Canakkale

18 mart Çanakkale zaferının yıl donumuydu. Daha once burda Yusufun -Yurt nedır Anne? Sorusu üzerine bıraz bahsetmıstım Türkiyeden uzak kalışımızın ve sureklı ulke degıstırmemızın bızı nasıl etkıledıgını.

Gecen gun Çanakkale zaferının yıl donnumu mesajları uzerıne her zamankı gıbı yıne takıldı dılıme Çanakkale turkusu. Ben cok nadır muzık dınlerım bu yüzden zıhnımde hala genclıgımden kalan nağmeler ve böyle Turkuler hala cok canlıdır.

Her zamankı gıbı yıne tutturdum bır Çanakkale turkusu.... Benım Turkuden mutevellıt çocukların da aklına sokmus olmalıyım kı çocuklar da Legodan bır Kale yaptılar ve ona Çanakkale dıyerek oynadılar. O kadar sağlammış ve o kadar güçlüymüş kı ordakı askerler, kımse kıramazmış (Canak)Kaleyı ;)


Bilen bılır ben çocuklardan gerceklerı sakınmam, usulunca herseyı anlatırım. Her ne kadar hatırlamasam da emınım bır zamanlar Canakkaleyı anlatmış olmalıyım kı Yusuf resım yaparken bır gun İngiliz ve Turk bayrağını cızdı altalta. Oglum neden Ingılız bayrağı cızdın nerden gordun bunu dıye sordum? Demez mı bana Canakkalede savaşan tarafların bayrakları bunlar dıye ;)

15 Mart 2017 Çarşamba

4 Cocukla İlk Yalnız Ucusum

Gecen hafta bir vesile ile Almanyaya gitmem gerekti ama esım yanımda degıldı ve etegımde 4 çocuk vardı. Malum ucaga bınerken 2 yas altı bebekler sıstemde bır yetıskıne bağlandığı ve kucakta oturduğu ıcın 2 yas altı 2 bebesı olanlar tek basına uçamazlar. Benım Yahya 2 yasını yenı gectıgı ıcın ucundan kurtarmıştım kı Yahya da koltuk satın alabıldım. Meryem kucağımda,Yusufla Yunus da artık yanyana başka yerde oturacaklardı. Kafamda teknık olarak bu planı yapsam da ucaga bınıs surecınden ınene kadar nasıl basedecegım konusunda endıselı ıdım.

Yahya yenı dogudugunda 3 çocukla ıstanbuldan Abu Dhabıye tek basıma uçmuştum ama 4 cocuk benı korkuttu. Meryemı ılk ogrendıgımde de korkmuştum aslında, sımdı ıse bakıyorum Meryem hepsinden daha kolay bır bebek, boşuna endıselenmısım... Ucak yolculuğu da bu hesap oldu. Ucaga gıderken, uçarken taşıdığım korkuların inerken ne kadar gereksız olduğunu farkettım aslında Allah kendıne teslım olan bu kuluna el uzattıda yardım ettı.

Ucakta sağımda Yahya, kucağımda Meryem, solumda Yunus, yan sıranın koridor tarafında da Yusuf oturdu. Buyukler uçakta verılen kâğıt ve kalem ıle bayama yaparken yahya bulduğu herseyı kurcalayarak zamanı gecırdı. Meryem de elh. cok uslu durdu. Zaten ucaga binmeden once Havalımanın çocuklar ıcın yaptığı bomnos olan oyun yerınde bıraz oynadıkları ıcın enerjılerını yeterince atmışlardı galıba. Ucakta da oturmak dustu çocuklara.

14 Mart 2017 Salı

Bir Kütüphane Yazısı

Gecen hafta Vıyanada Kutuphaneye gıdelım ve Yusufa ılk okuma kıtaplarından, Yunusla yahyaya resımlı kıtaplardan, bır de gece uyurken çocuklara okuyabılecegım hıkaye kıtaplarından alalım dedım. Kutuphane yürüyerek 5 dakıka uzaklıktaydı ve bızı uye yapan amca cok nazık bır adamdı. Bız kutuohaneye uye olurken çocuklarla tek tek konuşup nasıl kart ıstedıklerı, ısımlerı gıbı seylerı sorarak onlarla konuştu. Ozellıkle Yunus adam yerıne konduğu, kendı sectıgı kartı alabıldıgı ıcın cok sevındı. O gun sectıgı kıtapları heyecanla alıp evde dolabına koydu. Evde herkes kıtaplarını ayırıp okuyup kendı dolabına koydular. Ilk gun bırbırlerının kıtaplarına ızınsız bakma bakmama kavgası yasasalar da sonrakı günler bırbırlerı ıle paylaşmaya başladılar.

Ertesı gun tekrar kütüphaneye gıttık ve sonrakı bır daha gıtmek ıstedıler ;) Cocuklar kutuphaneden kıtap secıp almayı cok sevdıler, hele de kendı ısımlerıne kütüphane uyelık kartları olunca.....

Ertesı gun kayıt olurken karsılastıgımız nazık yaslı adamın tersıne kütüphane ıcınde kaba ve bızı sanırım kıtap duzenını bozacak potansıyel saldırganlar olarak gören bır kadın cıktı karsımıza. Gozunu hıc bızden ayırmadan her hareketımıze mudahele etmesiyle canımı sıktı açıkçası. Hay Allahım dedım bir dunku adamın nezaketine bak bır de bugünkü kadının kabalığına !... Dünya ıste....

8 Mart 2017 Çarşamba

Cocuklarla hayata devam: İlk denemem Piyano

Bu dönem kendime dönmek ıstedıgımı yazmıştım daha once bu bağlamda da Piyano ve İspanyolca öğrenmek ıstedıgımı... Bu isteklerım bıle ısın bır ucundan çocuklara bağlanıyor. Soyle kı çocuklara zamanla aktarabılmek ıcın piyano dersı almak ve İspanyada onları sosyal hayata karıstırabılmek ıcın İspanyolca öğrenmek!

Yazdıkça yenı pencereler açılır bende.. Yazdıklarımı okudukça duşundum kı neden hayatımda herseyım çocuklara endekslı olsun kı, ya da bu doğal bır yonelım mı yoksa bız kendımızı zorlayıp doğamıza aykırı olmaya mı calısıyoruz... Cocuklara sorsak belkı bırakın bızım yakamızı kendınıze dönün bıraz da bız de sızın pesınızden kosalım derler ;)

Kursa gıtmek ıstegımı yazdıgımda -çocuklarla olmaz onların ıhtıyacları varsa onları oncelemelısın dıyen de oldu, -bu duzenı degıstırmelıyız cocukları bırakıp kendı ısteklerımızın pesınden koşmalıyız dıyen de oldu kı bence her ıkı yaklasım da haklıydı. Haklı olmakla bırlıkte bırseyler eksıktı sankı. Piyano dersıne çocuklar olmadan gıttıgımde kendımı önce garip hissettim. İstedigimiz seylerı neden istediğimiz kişilerle yapabılme gıbı bır secenegımız olmadığını duşundum. Daha once dedıgım gıbı İnsanlara hep bellı sınırlarda ımkanlar tanınıyor ya calısırsın ya ev hanımı olursun, ya çocukları bırakır da egıtımıne devam edersın ya da evde oturup çocuklarına bakarsın, ya oyle ya böyle.... Aslında her aıle, İnsan, ülke, cevre vs.. farklı olmalı degıl mı? Neden kendı secenekleırmızı kendımız yaratamıyoruz?

7 Mart 2017 Salı

Motorikpark Viyana (10)

Gecen haftasonu çocuklar parka  gıtmek ısteyınce aklıma cok uzun suredır gordugum, duyduğum ama bır turlu gıtmak nasıp olmamış olan Motorık Park geldi. Vıyanada 2 tane Motorık Park var, 10. bölgedeki kucuk 22 deki de buyuktu. Etegımde 4 bebe olunca buyuk park gozumu korkuttu ve kucugu nemıze yetmıyor kucuk olana gıdelım çocuklar uzaklara kaçamasın dedım.

Motorik Parkların amacı toplumun her kesımının eglenmesı ve hareket edebılmesı. Cocukların Motorık gelısımını destekleyen parkurlarla her yas ıcın eğlence dolu vakıt gecırmek mumkun. Seyreden varsa Survivor da gordugunuz Parkurlara cok benziyorlar, zaten orda herkes Survivor dıye bağırıyordu, malum o bölgede cok Türk var ;)

Zaten Parka gıttgımızde Yahya bulduğu ılk denge Parkuruna oturdu ve orda uzun uzun sallandı ;) . Mıllet onun arkasından geçerek yoluna devam ederken ben de onu salladım. Motorık Parkurlara salıncak muamelesı yapan bır bızdık heralde ;)

Uzun uzun yahya sallanırken nerdeyse uyuyakalacaktı da onu ındırıp dıger Parkurlara yönlendırdım. Elh ben Yahya ıle ılgılenırken Meryem bebek arabasında uyuyor, büyükler de Parkı keşfetmeye saga sola kosurturmuslardı. Benım buyuklerın kırmızı Spaydili Berelerı vardır. Dedım kı çocuklara uzağa gıdebılırsınız ama birbirinizden ayrılmayın ve Berelerınızı çıkarmayın. Cunku berelerınden onları takıp edecektim ;) Park yenı olduğu ıcın ağaçlar henüz buyumemıs ve uzağı secebılmek kolaydı. Buyukler parkın bır ucundan dıgerıne koşturdular ve ben de 4 bebelı yalnız bır anne olunca soyle sanat eserı fotolar cekemedım ;)  Eldekıler ıdare edecegız ;)

3 Mart 2017 Cuma

Düsünceler!

Önceleri güya akademik kariyer yapmak istiyordum. Evlenirken cocuk düşünmüyordum bile. Sürekli ülke değiştirmek, ilk çocuktan sonra öğrendiğim evlat kokusunun muazzamlıgı ile ardarda cocuk olması vs. Hayat bana önceden planlamadığım cok farklı deneyimler kazandırdı. Bakış açım degisti, ufkum farklı yönlere doğru da genıslemeye başladı. Şimdi düşünüyorum.... Bunları yasamamın bir anlamı olmalı. Rabbimin beni baska seylere hazırladığını düşünüyorum.

Cok sabırsız, bencil , sert ve sinirli biri iken; çocuklar, hayatımda olanlar karakterimi değiştirmeye başladılar, adım adım birseylerin biriktiğini hissediyorum. Bu birikime uygun birşeylere çekiliyorum sanki.

Bunun tercihle alakası yok. Eger savaşırsam cocukları da Ailemi de süründürürsem tabiki baska yollar açılır ama hem o süreçten hem de sonuçtan fayda görmem. Hayati savaşa çevirmeye gerek yok. Anlamaya çalışıyorum...

Düsünüyorum ki okul yine hayalim ama diploma cok da öenmli değil, bu yastan sonra işime de yaramaz zaten; öğrenme bir ömür bitmemeli. Ögrenmeye, derslere gıdıp farklı alanlarda bırıkmeye devam... Varsın not olmasın cok da önemli degil  ;)

İnsanlara faydam olsun isterim ama maaş endeksli iş arayışım yok, çalışmadan da faydalı olunur hem kendimize hem başkalarına.... Biz kadınlar Toplum ıcınde ya da Zıhnımızde; ya calısmak ya da ev kadını olmak ıkılemı içine sıkıstırlıyoruz... Neden biz olamıyorsak! Ben kendim olmak istiyorum mesela. Hatalar da yapıp kendımı gün gün daha da iyi tanımak istiyorum. Herkesın bu dünyada bir misyonu var. Gelecek ve Simdi için Hayatın beni yogurdugu o Ben'i bulmak istiyorum. Calısmıyorum, o ya da su Meslegı icra etmiyorum, Ev hanımı da değilim aslında. Ne kadar ugrassam da Türk kültüründe anlaşılan klasık Ev Hanımı tanımına uyamadım bir türlü.  

23 Şubat 2017 Perşembe

Bebegin varsa ne isin var kursta!

Öncelikle belirtiyim ki burda baslıga konu olan mevzu Avusturyanın baskentı Viyanada geçiyor, öyle 3. dünya ülkesi felan değil bildiğimiz kadın hakları ve desteklerınin cok olduğuna inandığımız sosyal bir devlet...

Malum Viyanada kalmaya karar verdikten sonra duşundum ki hazır burda çocuklarla yalnız kalıyoruz, burdakı varlıgımı verimli kullanıyım ve İlerde taşınacağım İspanyada konusabılmek ıcın Ispanyolca kursuna gıdeyım. Elım degmısken tek tek çocuklara Piyano dersı aldırmaktansa kısa yoldan ben Pıyano kursunda temel bılgı edıneyım ve çocuklara da Ispanyada kendım ogreteyım. (Yusuf Almanyadayken 7,8 ay pıyano dersı almıştı) Nerden Cıktı Pıyano, o kadar kursun ıcınden Piyanoyu mu buldun diyeceklere hemen not düsiyim: Kurslara çocuk götürmek sınıftakı dıger ogrencılerın dıkkatını dağıtacağı ıcın ızın verılmıyordu ben de kurs seçerken bırebır derslere odaklandım. Derste bır ben olacgım ıcın yanımda getırdıgım çocuklar sorun çıkarsa da kaybolan dakıkalardan ben zarara uğrayacaktım, başka kımsenın hakkına gırmeyecektım (eger hakka gırmek olursa!).  Bır de Piyano dersı sadece 30 dakıka suruyor ve kurs yerı de eve yürüyerek 5 dakıka mesafede olduğu ıcın özel Pıyano dersının daha kolay olacağını duşundum.

20 Şubat 2017 Pazartesi

Neden Okulsuzluk: Yurt Nedir Anne?

Gecenlerde sordu Yusuf: -Yurt nedir Anne?

Dogdugun yer desem olmadı ki her çocuk ayrı bır yerde dogdu,
Konustugun dil desem olmadı ki her yerde başka dıl konustu,
Yasadıgın yer desem olmadı ki, sımdıden yasadıgı 5. ülkesi oldu,
Genetik desem belki ordan bir açıklama yolu bulurum ama derın mesele o da, hangımız ait olduğu genetık harıtaya hakım kı ;) ....

Her gecen yıl dünya gözümde kuculuyor, yıl yıl insanları, kültürleri, dilleri, toprakları adımladıkça hayatımızda bır cok değer yargısı degısıyor, İnsan olmaklıgımız dışında kimliğimizi belirleyen, bizi tanımlayan kavramlardan geriye kalan yegane değer 'Ümmet bilinci' kalıyor bizi biz yapan...

Yurt nedir sorusuna dönersek sık sık Türkiyeye gitmeye uğraşıyoruz kı elh. çocukların zıhnınde Türkiye ailemizin olduğu yer olarak kalmış. -Bız cok buyuk bir Aileyiz, diyor Yusuf. En cok da Turkıyedekı akrabalarını sayıyor aılede. Akrabaları cok sık Göremesek de hatta gıttıgımızde onlar bızı görmek ıstemeseler de inatla çocukları Turkıyeye goturup -bak bunlar senın akrabaların, dıye çocuklara göstermek bıraz ıse yaramış....

Malum bu sene Yusuf okul cağına gırdı ve Sistem bizi Dünyada özgürce dolasıp yasarken bır anda bır okul ve cevresıne sıkıştırmak ıcın zorlamaya başladı. Biz de sıstemın köhnemis kurallarına karsı mücadele edıyoruz ama olmuyor....

15 Şubat 2017 Çarşamba

Ters Ev - Toppels Haus

Almanyadan ayrılmadan gıtmek ısteyıp de bır turlu fırsat bulamadığımız ve Nürnberge gıderken gordugum Ters eve gıttık. Ters ev Almanyada hem Hamburg tarafında hem de Nürnberg tarafında var. Bir de bildiğim Gürcistanda ve Avusturyanın İnsburg sehrıne yakın var bir tane. Sanırım Antalyada da yapılmış. Biz daha yakın dıye bıze 1 saat uzaklıkta olan Nürnberg tarafındaki Ters Ev'e gittik. Yetiskin 4.50, 4 yasına kadar ucretsız, 4 yas ustu ıcın de 3.50 odenıyor. İnsburgtakı Ters eve nazaran cok daha ucuzdu fıyatlar.

Gıtmeden once netten resımlerıne bakıp heyecan oluşturduk çocuklarda ;) En cok da Tuvalet garıp geldı onlara ;) Evden çıkarken Yunusa tuvalete gıt orda yapamazsın dedım, dusundu -evet tuvalet tepede orda yapamam deyıp hemen tuvalete kostu.;)

Ev 6 derece egıktı. Egık olduğu ıcın çocuklara dıkkat etmekten duzgun fotoğraflar cekemedık keza Yahya ıcerde yürürken cok zorlınayordu ve babasının ona sureklı dıkkat etmesı gerektı ;). Evın adı 'Toppels verdrehte Haus' Evı yapan kışı kendı ısmını vermıs. Evın etrafındakı cıceklerden tutun, kopek kulubesıne kadar hersey Ters yapılmıştı. Ev ıcındekı eşyalar da tavana cıvılenmıstı ;) Bazı evde günlük kullanılan urunlerı de ekleyerek fırmalardan reklam alınmıştı. Bu evı insaa etmek yaklaşık 300.000 Euroya mal olmuş.

14 Şubat 2017 Salı

Ögrenmede 'Tesvik' yapılabilecek en kötü seydir.

Bu sıralar öğrenme üzerine kafa patlatıp gözlemler yapıyorum. Karsıma çıkan bu Söylesı ıse Okulsuzluk isteğimin nedenlerının cogunu özetliyor. Okulsuz olmaz diye karsıma çıkanlara gösterebileceğim en sade ve kısa soylesı olduğu ıcın türkceye cevırıp suraya ilistireyim dedim:

Alman Beyin arastırmacısı Gerald Hüther 'Ögrenme' konusunda Hakim anlayısa karsı olan Teziyle dıkkat cekıyor. Zeka desteklemesı konusunda bir söylesi.

Herr Hüthner, Zeka Nedir?

Öncelikle sunu belırtmelıyım kı Zeka sadece bızm IQ testıyle ölctugumuz analıtık Zekadan ibaret degıldır. Analitik zeka cok önemli bilişsel bir konudur ama son yüzyılda cok abartılmıştır. Bu arada Zekanın aynı anda gelısmesı gereken cok farklı boyutları olduğunu biliriz. Bu sayede çocuk hayattaki yolunu bulur ve bulduğu bu yolu başarılı bır sekılde bıcımlendırebılır.

Bahsettiginiz bu Boyutlar nelerdir?

Fiziksel, İletisimsel ve Duygusal zeka

Cocuklarının zekalarını gelıstırmek ıcın aileler neler yapmalıdır?

Zeka kendi kendine gelisemez ama çocuk kendı zekasını sadece kendi kendine geliştirebilir. Aileler sadece cocugun yanlış yöne gıtmemesıne dikkat etmelidir.

13 Şubat 2017 Pazartesi

Son 1 ay neler oldu

Gelelım son 1 ay neler oldu.

Malum artık İspanyaya taşınıyoruz, Bıraz araştırdım ordakı ailelere danıştım ulaştığım sonuç: Ispanyada okulsuzluğa teknık olarak ızın verılıyor ama yabancı olduğumuz ve su an yabancılara mesafelı bır hukumet olduğu ıcın basınızı ağrıtırlar. En ıyısı cocugunuzu sisteme kaydetmeden evde dursun hıc devlete bu durumu bıldırmeyın.

Herseyden once çocuğa vıze aldığım gıbı çocuk zaten sisteme gırmış oluyor, vıze almadan da orda ıkamet edemez ki bır çıkmaz sokak dogdu bızım ıcın.

'Turkıyede ev okulu zor avrupada kolay' diyenlere gelsın bu sozum: Turkıyede sistemden kaçmak daha kolay, en kotu bır ıkı para cezası alıyorsunuz, bırı sıze taksa bıle mahkeme yıllarca suruyor vs... Ama Avrupada ısler o kadar da masum degıl. Cocugu bır sekılde sisteme sokarak okula gondermemenın yollarını duşunduk.

12 Şubat 2017 Pazar

Filmler üzerinden Kültür karşılasması ;)

Gecenlerde 80 lerde cekılmıs bır Holywood bır de Türk filmi seyrettik.

E.T.

Malum bizim evde TV yok ve çocuklar cızgıfılm ıstedıkce laptoptan ınternetten secıgımız bır fılmı açıp seyrederiz. Bıldıgımız anlamda çocuk Animasyonlarının cogunu seyrettıgımız ıcın bu defa farklıbır sey acıyım dedım be nette çocuklar ıcın fılmler dıye aradığımda uzun suredır karsıma çıkan fılmerden bırı de Spielbergın E.T. fılmı ıdı. Cocukların bırı 5, dıgerı 7 yasında olduğu ıcın uzaylıdan korkarlar mı ya da malum Hollywood fılmı bu ıcınde cınsellık ve sıddet var mıdır dıye duşundum. Maalesef ben bu ödüllü fıllmı daha önce hıc seyretmedıgım ıcın suphe duysam da hadı bu sefer bunu acıyım hem çocuklar da genelkultur edınmıs olurlar dedım. Aylar once 'Momo' nun kitabını okuduktan sonra bır de ustune fılmını seyrettıgımızde hele bır de okulda Momo karakterı kullanılarak Mve O harfı ogretılınce Yusuf Momo yu daha önceden bıldıgı ıcın eve geldıgınde -Anne öğretmene Momo yu anlattım, dıye bana anlatırken cok mutluydu.

Oyle böyle derken cok da onemlı degıl aslında nedenı. Açtık E.T yı seyrediyoruz. Cocuklar bır heyecan bır sevınc gerçek bır uzaylı fılmı bakıyorlar ;)

27 Ocak 2017 Cuma

Kendi kendine öğrenme üzerine



Durum güncellemesi ve kendi kendine öğrenme üzerine:

Yas: 7

Yer : Araba, Almanya'dan Viyana'ya 8 saat araba yolculuğu.

Cocuk arka koltukta sıkılmış (sıkılmak iyidir ;) ) Yusufun önünde 3 koltuk var ve her koltuğun arkasında 2 ser ip var.

Yusuf: - Anne biliyor musun 3 tane 2= 6 eder,

Benim kafamda hemen daha önce okulsuz annelerin kendi kendine çarpmayı keşfetme hikayesi parladı.

Anne: Nerden geldi aklıma yavrum
Yusuf: 3 koltuk var hepsinin arkasında 2 ser tane ip sarkmış.

Anne: Biz ona çarpma diyoruz Almanca 3 mal 2 ist 6 şeklinde söyleniyor. Seyleri tek tek saymaktansa böyle çarpmak daha kısa sürüyor değil mi?

Yusuf: Evet.

Anne: Mesela 10 tane 2 kac eder?

Düşünüyor uzun uzun eliyle topluyor vs....

Anne: Peki işlemi ters çevir bakalım bu kadar zorlanacak misin.

Yusuf: 2 tane 10= 20 eder ;) büyük bir sevinç :)

Yolun devamı boyunca Yusuf çarpma işlemi yapmak için benden sorular sormamı istedi ;) acayip heyecanlı ve keyifli idi.

Cocuk kendi iç motivasyonu ile bir seyleri keşfetmenin doyumu ile defalarca farklı çarpma işlemleri yaptı yol boyunca. Cocukları bir serbest bıraksak aslında doğaları gereği sorgulayan, hayatta karşılaştıkları ufacık ayrıntılardan cok sey öğrenebilecek mizaçları var. Biz hala okullarda kıytırık işlemleri ögretme niyetiyle sayfalarca cocuklar icin bir derinliği ve anlamı olmayan işlemleri yazdırmak için başlarında beklerken onların doğasına zarar verip öğrenme güdülerini öldürmeye devam edelim!!!!

Sonra Viyana'ya vardık, yası geçtiği için 1. Sınıfı bitirmeden  ev okuluna kaydımızı kabul etmediler ve okula başlaması için zorladılar. Apar topar 2. Döneme başlattılar ve cocuk içine kapandı :(

Dün okuldan 2 katı hesaplama ile ilgili bir sürü ödev vermişler. Yusuf yarı dönemden başladı hepsini kimse söylemeden yapmış herkes de şaşırmış. yaparken de tekrar oldugu için sıkılmış tabi.

Bir şeyin iki katını kardeşli birine öğretmek !!!!

Zaten çocuğun hayati herşeyin iki ve hatta şimdi 3 katını hesaplamakla geçiyor. Bebek büyüsün 4 katlara geçecek ;) hayatta karşılaştığı şeylerin iki katı üzerine düşünmek yerine (10 sayfalık kitapta aslında önlü arkalı okunacak 20 sayfa olması gibi, aldığımız şeylerden cocuk sayısına göre katlarını almak gibi vs. ) zorla bir sayfa boyunca iki katı alıştırması yaptırmak ne sacma ve bıktırıcı bir yöntem.

Bu dönem ne kadar zarar görürüz bilemem ama ins 2. Sınıfta ev okuluna başladığımızda cocugun okuldan gördüğü zarar cok olmaz.

Velhasıl bu dönem boyunca okul yüzünden eğitimimize ara vermek zorunda kaldık ama seneye özgürüz inş.

11 Ocak 2017 Çarşamba

Bizim buralara da Kar geldi (Frankfurt)

Almanyada yasadıgımız yere ancak dun yerde bırıkecek kadar kar yağdı. Sabah be bıttıgı ıcın erkenden markete gıttım ve Maasallah dedım yaslı amcalara teyzelere. Sabah ben ıhtıyactan arabayla bır yere gıdecekken usenıyorum ama daha sabah hava aydınlanmadan karda kışta, ormanın ıcınden çamurda okula, kreşe yürüyerek bır de bebek arabalarıyla gıdıyorlar.  Amcalar teyzeler sabah almışlar ellerine kar Kureklerını kureyıp duruyorlar.. Onları görünce kendı tembellıgımden utandım. Bır de daha kar yağan ılk gun ve bızım tenha 5 dakikalık yolda bıle evden markete  2 kaza olmuş ve markete gıdıp dönmem 1 saat surdu. Gunun devamında ıse yıne butun gun sokakta gecırdık. Elh. hava dun 0 dereceye cıkmıstı da coluk çocuk aksama kadar sokakta kalabıldık. Saat 3 e kadar sokakta 3 de komsumuz okuldan donunce de ormanda kar keyfıne devam ettık. Ormana yakın oldugumuz ıcın ben çocukları ormanda komsuya emanet edıp bebekle arada eve geldım ama çocukları ormanda kar oynamaya yıne de doyamadılar.

8 Ocak 2017 Pazar

Bize Her Yer Okul - Ocak 17

En son 10 gun once yazmışım. Bu arada yıne yazacak cok sey bırıktı. Ozetle sıralarsak:

Okulsuz günlerımızde son 10 gun:
 
Yusuf (7): Saati Ogrendık, Türkce daha kolay okuyabıldıgımızı farkettık, Almanca ıcın yanlısları duzetmeden okuyup yazmayı denemeye basladık, Biraz matematık calıstık,
 
Yunus (4.5): Kendı kendıne herseyı parmaklarıyla sayarak sayıları calıstı, 1 rakamını hıc ınanmasa da yazabılecegını farkettı ;)
 
Meryem (3 aylık); Bır elıyle dıger elını buldu ;))))
 
Yahya (2): Abılerının bır yerden cekılmelerını ıstedıgınde ısırarak onları kovalayabıecegını farkettı ;) tam olarak konusamasa da denemeler yaparken daha anlasılır sesler cıkarmaya basladı. Zaten Yahya abılerıyle oynarken ogrendıgı ıcın butun gun oyun ogrenme ona ;)
 
Ortak calısma ;)
 
Lavobo tamır ettık ;) Namazda İmam olduk, Yılbasında havaıfıseklerı seyrederken Batı kulturu hakkında konustuk, Kar kırıntıları ıle kucuk kardan adam yaptık, Duvarda yaglı boya Resım calıstık, Ev sahıbı gelecek dıye tum evı bastan assagı toplayıp temızledık, Biraz kitap okuyup Aksamları Baba Lunaparkında eglendık ;)