9 Kasım 2017 Perşembe

Bu da bir okul anisi olarak burda dursun

Bu sabah cocuklari okula gotururken her zamanki gibi aceleyle ustume siyah ferace ve basima yazma gecirip ciktim. Sabah erkenden 4 bebe hazirlarken kendimle ilgilenecek vakit olmuyor ben de insanlarin hakkimdaki dusuncelerini umursamiyorum. Benim dunyam yeterince zengin baskalarinin o dunyayi sinirlandirmasina izin vermiyorum.
Okulun onune vardigimizda biraz erken gittigimizi farkettik ve hemen yanina bir kadin yanasti. Yunusun annesi siz misiniz dedi? Cevredeki tek yabanci ve musluman ben oldugum icin beni bulmasi zor olmadi. Ben evet dedgim gibi kadin agresiv bir sekilde birseyler anlatmaya basladi. O konusurken birsey anlamadigim icin gayri ihtiyari kadinin yuzundeki asiri makyaj dikjatimi cekti. Ispanyolcam baslangic seviyesinde henuz ve ben soylediklerinden degil de beden dilinden kadinin derdini anladim. Demek istiyordu ki benim oglan (5) onun oglana tukurmus.

Kadin sozunu bitirince once cocugunun adini sorup onun cocuguna gulumseyip ortami yumusattim. Cocugunun adi valentinmis. Kadina kendi adimi soyleyip tanistim. Kadin once bir sasirdi. Selam vermeye layik gormedigi Yabanvi ona elini uzatiyordu.

Ispanyada yeni oldugumu ve benim de oglumun da dil bilmedigimizi ama nedemek istedigini anladigimi soyledim.

O sirada Valentin benim oglana vuruyordu.

Yunusa dondum gayet yumusak bir sekilde ona soyle sordum: oglum valentinle nasil oynuyorsunuz?

Yunus kadinin benim gibi ne dedigini anlamamis ama agresif uslubunu farketmisti ve bir seylerin kotu gittigini hissettgi belliydi ben de dusundum cocugu daha fazla korkutmaya gerek yok ve dedim ki valentin iyi bir arkadas onunla iyi arkadas olacaksiniz deyip abisinin yanina gonderdim.

Kadin o sira internette ispanyolca ogreten sayfalar, cizgifilmler ve bol bol tv acmami onermeye devam ederken evde zaten ispanyolca ogretmeni oldugunu ogretmeni uygun gorurse ondan fikir alacagimi soyledim ve uyarisi icin de tesekkur edip yanindan ayrildim.

Bunu neden yaziyorum: bu diyalogun ve davranis seklinin altinda oyle alt metinler yatiyor ki ama ben yine de alttan alip sinirimi duzgun bir sekilde cizdim.

Anlayamayacagim o kadar karmasik cunleler kurana kadar once selam verip tanismasi daha sik olurdu. Cocuklarin yaninda isaret parmagi ile yunusu gosterip tukurme taklidi yaparak degil de cocuklar iceri girdikten sonra derdini ankatarak cozum arayabilirdi.

Burda cocuklsrin degil annenin davranisindan bahsediyorum. Tabiki oglum iyi etmis demiyorum. Okuldan sonra eve geldigimizde yunusla uygun bir zamanda bu konuda konusacagim. Icinde bulundugu ortami ve ona hissettirdiklerini analamaya calisacagim. Eminim tukurmenin yanlis bir sey oldugunu kendisi bana soyleyecektir. Belki de kendisine vuran arkadasina dil bilmediginden birsey soyleyememis ve en ilkel savunma yollarindan biri olarak o an tukurmus olabilir. Bunun nedenini anlanaya calismadan valentinin annesi gibi isaret parmagimi sallayarak kizarsam sadece cocuk tukururken kimsenin gormemesi gerektigi sonucuna varir :)

Hani gecen gun de ballandira ballandira anlatmisti anne yeni bir arkadasim oldu adi valentin diye. Ben de Valentin diye erkek ismimi varmis demistim.

Hani pedegog, psikolog ya da uzman degilim ama cocuklari dinleyince neyin dogru alabilecegini hissedebilecek kadar canliyim daha.

O kadinin temel nezaket kurallarini kullanmaya ihtiyac duymayacagi kadar saygi duymadigi Yabanci insanlariz anladik, hadi ben yetiskinim cocuklar buyudukce yurtdisinda neler goruyorlar ya da hissediyorlar da bize anlatmiyorlar kimbilir....

31 Ekim 2017 Salı

İspanyada cadılar bayramı

Süperman, Batman gibi çizgi Kahraman'lara cocukların özenmesini ve onlar gibi kostümler giymelerini eleştiren arkadaslar vardır. Ben de yasaklamam ama hz, Alı, hz. Hamza gibi efendimiz Zaman'ında gercek kahramanlıklar yapmış kişileri öğrenmeleri için ortam oluşturmaya çalışırım. Konumuz da zaten bu degil. Konumuz cadılar Bayram'ı.

Almanya'da ve Viyanada cadılar bayramı gördük. Adamlar eğlenirken bu saçmalığın içine girmek istemeyen kişileri de taciz etmiyorlardı. Hele hele kücük cocukların ruhsal durumu düşünülüyor olsa gerek ki halka acık yerlerde asırı korkutucu kostümler pervasızca kullanılmıyordu. Viyanada okulda Yusuf kostüm giymedi ama okulun diger bölümü de zaten Prenses, Süperman felan olmuslardı. Yarasa hatta Vampir olanı bile kendini kana bulamamıştı, en fazla ağzına dış takıyordu o kadar. Almanya'da ise korkutucu kostümler yasaktı okulda. Seker toplamaya bile gelenlere ne tatlılar demiştik.

Arap emirliklerinde ise görmemiş taklitçi bir kesim vardı. Onlar cadılar Bayram'ını iliklerimize kadar sokmuslardı. Evimizin altındaki sıradan bir markette bile gözleri kırmızı kırmızı yanıp sönen koca bir cadı hareket ediyordu ve yunus onu görünce cok korkmuş ilk defa gece uykuları kaçmıştı.

7 Ekim 2017 Cumartesi

Hayat bir Orkestra gibidir.

Biz zengin bir semtte oturan orta halli çocuklardık. Orta halli dediysek günümüzün fakirine o Zaman orta direk denirdi. Annem denizden esya toplardı, yemeğimizden bile kısar para biriktirirdi. Biz de akşama kadar sokakta oynardık. Çevremizde hep zengin cocuklar vardı. Yine de masum cocukların dünyasında iyi arkadaşlardık biz. Birbirimizi korur kollar, sabahlara kadar oturup sohbet edebilirdik.

Kücüklüğünden beri Snt. Josefe, Galatasaraylara giden arkadaşlardı onlar. Yazları Fransa'dan gelen kardeşler bize Fransızca şarkılar öğretirdi, kelimelerin Fransızcalarını söylerlerdi ve biz de hayranlıkla, sevkle dinlerdik. Şimdi hatırlıyorum da ne kadar masumduk o Zaman. Bize uçakların içinde neler oldugunu anlatırlardı. Ucak benim için ulaşamayacağım bir şeydi. Masal dinler gibi dinlerdik onları. Onlar da bızımle bırlıkte kıbır olmadan, rekabet olmadan bırılerı ıle vakıt gecırmenın tadını cıkarırlardı. Farklılıklarımız bızı bırbırımıze yakınlastıran farklı dunyalara dokunmamızı saglayan seylerdı, guzeldı yanı farklı olmak.

4 Ekim 2017 Çarşamba

Endülüs okumalarına devam; Son Kale 'Beni Ahmer'

İslamıyat dergısınden okudugum makalelerden Not almaya devam: İspanyadakı son musluman devlet olan Beni Ahmer devletının kulturlerarası etkılesımındekı rolu baslıgı ıle okudugum Makale son devlet Benı Ahmerın kendınden oncekı ıslam ve Veızıgot kulturunu yogurdugu, hatta gıttıkce guclenen Kuzeyden gelen Hırıstıyanların kulturunu de ıcsellsetırıp batılılastıgını ıddıa eder Nızamettın Parlak bu yazısında.


Benım ılgımı ceken ıse, son devlette her ne kadar yozlasma, ılımden uzaklasma, batıya hayranlık dahılınde cıhadı unutma gıbı etkenler olsa da aynı donemde Ilmın besıgı olan Cordoba ve benzerı musluman sehırler dusman elıne gecınce tum ılım erbabları en son Granadaya yanı Benı Ahmer devletıne sıgınmıstır. Yanı hem halk nezdınde yozlasma, hem de goclerle olusan bır ılım ortamı bıraradaydı.


Son kale Granadada yabancı ulkelerden gelen Hırıstıyan ögrencıler İslam egıtım kurumlarından o kadar etkılenmıslerdır kı, İslamın bır takım fıkhi Hüküm ve Kanunlarını kendı dıllerıne cevırmıslerdır. Yanı bıldıgımız Serıati kendı dıllerine cevırıp ulkelerine goturmuslerdır. Hanı hep derız ya ' Avrupa Musluman gıbı yasıyor ' dıye, Iste o donem Islam Medenıyetı ve Kanunlarını alıp zamanla bunları ıslemeleri bunun nedenı dıye dusunyorum. Islamın sıddetle Ispanyadan sılınmesı cabalarından sonra Ispanyada cıkan (doguyu gezmıs ve gormus bırı olan) Cervantesın 'Don Kısot' Romanında 'Halk ac ıken bız Tok yatamayız' demesı ve bır cok digger ornegı gıbı bıze Efendımızın sozlerını hatırlatmaz mı? Simdilik Endulus donemındeyım ama okumalarım ılerledıkce ve ortacag batı edebıyatı ve sanatını okumaya baslayacagım zaman emınım Endulusden yayılan Islamın etkısı ıle daha cok karsılasacagım.


Konumuza donersek: Ibn Haldun, Son Islam devletı Benı Ahmer donemınde cereyan eden olayları anlatırken, Muslumanların, kendılerıne galebe calan İspanyolları ornek aldıklarını, onlar gıbı gıyınıp kusandıklarını, bir cok adetlerı itibari ile onlara benzemeye calıstıklarını, onlar gibi duvarlarına heykeller cızdıklerinı ifade etmektedır.

1 Ekim 2017 Pazar

4 Bebe, 1 Kedi, Göcebe bir Hayat... İç Dökme!

Bazen kım oldugumu bılemıyorum. Ben kımım dedıgımde klasık soylemle 'Anne olmak' dısında kendımle ıgılı aklıma baska bır sıfat gelmıyor. Bize hayat veren sey Degısımdır. Insan olarak zamanla degısırız, degısmelıyız de. Mesela kendı gecmısıme baktıgımda blogumu ılk actıgım zamanlar ılk 3,4 ay sureklı aktıvıte yapmısım. Tek cocuk... 2. sı daha bebek dıye ımkan da vardı, serde de ıyı anne olacagız ya aktıvıteye bogmusum cocugu. Ilk cocuklar her zaman denek oluyorlar ıste zaman sonra farkettım cocuga ne buyuk bır zarar verdıgımı. Hemen aktıvıte yapmayı kestım. Daha sonra bızım ıcın sokak donemı basladı. 2. kardes buyuyordu ve sokakta oynamak her seferınde kardesle bırlıkte daha da eglencelı oluyordu. Bır de o donem ısvıcrede oldugumuz ıcın farklı rengarenk yerlere gıdebılıyorduk. Daha sonra ıse Arap Emırlıklerıne tasındık ve orda 3. kardes geldı. 3. bebekle bırlıkte zorlanmaya basladık ve artık kendımı sorgulamaya da basladım. Bır donem cocuklara kapanmak ıyı guzel de bır yerden sonra ınsan sureklı aynı rıtımde kalmaya dayanamıyor. Rıtmı degıstırmem gerekıyordu. Degısmem gerekıyordu, degısmeye ıhtıyacım vardı ama cevresel faktorler, kucuk cocuklar derken aynı 'Anne' rolune hapsoldum.

27 Eylül 2017 Çarşamba

Endülüs Tefsirciligi üzerine okudugum bir makaleden notlar

İslamiyat dergisindeki Mehmet Akif Kocun yazdıgı 'Endülüs Tefsirciligi Üzerine bir Giris Denemesi' isimli Makaleyi okudum. Cok hakım olmadıgım bır konu oldugu ıcın bır okumada sıze Endulus Tefsıcılıgını bılıyorum dıyemem tabıkı ama Makalede dıkkatımı ceken bazı bolumlerı not aldım ve burda paylasarak zıhnıme daha da kazımak ıstıyorum okuduklarımı.


Cihad


Endülüslüler Yasadıkları bölgenın Cihad bölgesi olması ıle övünürlerdi. Hırıstıyanlarla Mücadele hayatlarının bir parcası idi. Cihad konusunda da sürekli Motivasyona ıhtıyacları vardı. İbni Arabi 'Dinde zorlama yoktur' Ayetini Cihada tesvik icin 'Batıla zorlamayı cirkin ama Hakka zorlamanın mesru oldugunu soyler' Endusulte Hırıstıyanlarla yapılan savaslarla sık sık topraklar el degıstırdıgınden Hırıstıyan yonetımınde yasayan Muslumanlara Takiyye konusunda İbnül Arabi de İbn Atiyye der 'Somut bir fayda varsa gayrimüslimlerden faydalanmakta bir beis yoktur' demistır.

26 Eylül 2017 Salı

Evimize bir üye daha katıldı; Keçe

Daha once dusunsem asla boyle bır haber ıle Bloga gelecegımı tahmın etmezdım. Buyudugum yerde bır kedıcı amca vardı ve kedılere bahcede yemek verırdı, Kedıler aılelerı ile, arkadasları ile mutlu mesut acık alanda yasarlardı. Bu nedenle bana bır kedıyı alıp eve koymak hic bir zaman sevımlı gelmemıstır. Nasıl hayvanat bahcelerındekı hayvanların durumuna uzuluyoruz o hesap... Tabıkı evcıllesmıs kedıler ıcın durum aynı degıl. Ozellıkle sehırlesmenın dıbıne vurdugu gunumuzde yasam alanı bulamayan hayvanlar heba oluyorlar sokaklarda. Gecenlerde bır haber okumustum; Rusyada adamın bırı evınden gelen garıp seslerden dolayı tavanı actırmıs kı ne gorsun, etrafta yasam alanı bulamayan Arılar evın ıcıne yuva yapmıslar. Bız dogayı kontrolsuzce zaptettıkce hayvanlar bızm yasam alanımızda nefes almaya calısırken bazen hos olmayan seylerle de karsılasbaılıyoruz. Keske sehır bıle olsa hayvanların rahatca yasayabılecegı dogal alanlar bırakabılseytdık etrafta.


Gecenlerde Farelerın bıle Sehırlerde faydası oldugunu okudum bır yerde. Apartmanlardakı Tuvalet tıkanıklıklarını en ıyı fareler acıyormus. Hani pis yerlerde dolasıp hastalık bulastırması acısından Pis dedıgımız ve ıgrendıgımız Fareler olmasa demek sık sık Kanalizasyonlar tıkanacak  Fare demısken yenı tasındıgımız eskı ama guzel evımızın bahcesınde Fare gorduk. Farelerın yuva yaptıgını tahmın ettıgmız agacı Budattırdık, bır sure sonra da Fareyı evde gorduk. Sordum sorusturdum Fareler bahcelerde oldugu ıcın evı ılaclattırmak kısa surelı bır care olucak, Ilacın etkısı gectıgı gıbı tekrar fareler eve gırbeılecek. Bizim evde de butun gun kapılar acık olur.  Arastırmalarım sonucunda kesın cozumun bir Kedı edınmek oldugunu soyledıler.

20 Eylül 2017 Çarşamba

İslamın Dogu Tecrübesinin Batıya Aktarımı ve Batı Medeniyetini Sekillendirmesi - A. Hadi. Adanalı

İslamıyat dergısının 3. sayısındakı Endulus Tecrübesi Baslıgı altında okudugum 2. Makale A. Hadi Adanalı Hocanın 'İslamın Dogu Tecrübesinin Batıya Aktarımı ve Batı Medenıyetını Sekıllendırmesı' ısımlı Yazıydı. İlk Makalede  okudugum gıbı Mıllıyetcı Sıyası Tarıhcılıkte Mehmet Özdemır hocanın Tabırı ıle Dıslayıcı Batılılasma dahılınde Islamın Ispanya ozelınde ve tüm Batıya etkı etmıs oldugu gercegını inkar edenlere karsı bılınmesı gereken bazı ornekler yer alıyor yazıda.

Okudukca yasadıgım Yeri, Gecmısını, Insnalarını daha iyi anlıyorum. Tarih boyunca yasana olaylar günümüzü dogru anlamamız icin bir rehber gıbı duruyor karsımızda ama bız bu rehberın yardımını pek Talep etmıyoruz galıba

Gelelım Yazının kendımce cıkardıgım özetine:

Hadis, Kelam, Mantık ve Felsefenın Endülüse Girisi:

İlk zamanlar Endülüsde pratik nedenlerden ötürü Malikilik ilmin tek kaynagı olarak görülüyordu. Malikilige Muhalefet küfür olarak görülürüdü. Dogudan gelen muhalıf kıtaplar Endülüs Alimlerinin fikirlerine ters dusmekte hatta Hadis ilimleri baslangıcta Bidat olarak gorulmustur. Hadisle ılgılenen kısıler Tekfir edılmıstır. Ulemanın tersıne Emır'ın emrı ıle bu ılımlere tepkı kırılmıstır. Hadıs dısında Kelam da Enduluse cok sonradan ulasan bır alandır. Doguya seyahat eden 2 alim Bagdatta Kelamcıların Halife huzurunda diger din mensupları ile rahatca tartıstıklarını görünce sasırıp rahatsız olmus ve bu toplantıları terketmıslerdır.

Maliki fıkhı calısan Murabıt Sultan Ali b. Yusuf (1150) dönemınde ıse Kelam calısan herkes Kafir ilan edildi. Gazalinin Kitapları yakıldı. Gazalının kıtaplarını okumak o donem kati sekılde yasaklanmıstır. İbn. Hamdan ilk defa Gazalıye bır reddıye yazmıs ve dıgerlerı de Ibn. Hamdanın actıgı bu yoldan gıtmıstır.

17 Eylül 2017 Pazar

İspanya Tarihinde 'Dogululasma' ve 'Batılılasma' Tartsımaları.

Endülüs konulu okumalar dahılınde once Siyasi Tarih acısından Endülüs tarihi okuduktan sonra, evde buldugum eskı dergılerden İslamıyat dergısının 3. sayısında Endulusün konu edınıldıgını gorunce cok sevındım. Bu dergı Esımın kıtaplıgından oldugu ıcın ben okumamıstım. Bana da esım gosterdı zaten ;)


Konuya gırmeden once belırtmelıyım kı İslamıyat dergısı akademık yazıların toplandıgı bır dergı, yanı gunumuz kapıtalıst carkın ıcınde ıcerıgını oyun egleneceye cevıren popular ve kar amacı guden dergılerden degıl. Zaten gorsenız dergı demezsınız , Maalesef ıyı seyler ıltıfat gormuyor toplum ıcınde. Dergı kapandı ama eskı sayılarını bulma ımkanınız olur mu bılmıyorum.


Dergının daha 20 sayfalık ılk makalesının ozetı 10 sayfa surdu. Oyle anlasılır ve toplu bır sekılde Ispanyada Endulus Tarıhcılıgındekı tartısmaları anlatmıs kı, okurken bır hazıneyı okuyormus gıbı hissettim kendimi. Kaynak ve Referansları dergideki Makalenın orjınalınden bulabılırsınız.


Elden geldıgınce ılk makalenın özetını yazmaya calısıcam burda;


İspanya Tarihinde Dogululasma ve Batılılasma Tartısmaları. Tuleytula Örnegi /Mehmet Özdemir


İspanyada Milliyetciligin zirve yaptıgı 19. yy lın sonu ve 20. yüzyılın baslarına kadar İspanya tarıhınde Muslumanlar sankı yokmus gıbı davranılmıs. 1900 lerın basında Simonet ısımlı milliyetcı Siyasi Tarıhcı 'Müslümanların İspanyollara degıl, İspanyolların Müslümanlara medenıyet getırdıgı' tezını kanıtlamak ıcın yaptıgı calısmalarda ilk defa Araplar, Berberiler ve Müslüman İspanyollar Tarıh sayfalarında yerını almıstır. Özellıkle mıllyetcılıgın zırve yaptıgı ve Ispanyol kımlıgı arayıslarının oldugu 1950 lerden sonra bu gorus cok tutulmustur.

16 Eylül 2017 Cumartesi

Müslümanların Tarihi 4. cilt / İhsan Süreyya Sırma / Endülüs Bölümü

4 bebeliyiz ama kitap da okuyoruz Elh. Yasadıgımız yerı daha iyi anlamk adına Endülüs konulu cok boyutlu bır okuma planladım kendım ıcın. Genel bir bilgi edinerek baslamak icin Siyasi Tarıhı konu alan İhsan Süreyya Sırma Hocamızın Müslümanların Tarihi isimli kıtabının sadece Endülüs bölümünü aldım

1. Gün; Okuma sonrası Notum;


Biz boşuna dizi seyrediyoruz: Entrikanın alası Tarihde. Acayip sürüklüyor insanı, kapatın TV leri acın Tarih kitabı okuyun.
Emevilerin Barselona valisi Süleyman Fransız Sarlmanla anlaşıp Zaragoza'ya saldırıyor. Zaragoza valisi Hüseyin onları yeniyor. Yenilen Şarlman kızgınlıktan ittifak kurduğu Süleyman'ı hapsediyor. Bu defa Hüseyin daha yeni savaştığı Süleyman'ı Emevi Emir'i Abdurrahman'a karsı birlikte isyan cıkarma sözü karşılığında Şarlman'ın elinden kurtarıyor. Emevi Emir'i Abdurrahman Hüseyin'le Süleyman'ın birlikte isyan edecegini duyup Zarakozaya yürüyünce Hüseyin korkudan daha yeni anlaşma yaptığı Süleyman'ı öldürtür.... 😮
Cok heyecanlı alın çekirdekleri gelin

Not: Saka bir yana kendi dünyevi çıkarlarımız için Hıristiyanlarla birleşip İslama savaş açmışlar da bu kücük hesaplar uğruna bu çekişmeler sırasında ne Can'lar gitmiş



2. Gün

15 Eylül 2017 Cuma

4 Bebe ile Günlük Rutinimiz (Tahmini)

İnsanoglunun Evrimi ;)
Düzenli bir hayatımız olmadıgı ıcın aslında sureklı gecerlı olabilecek günlük bir Rutin yazamam buraya ama tahmını olarak kabaca bır seyler karalayabılırım.


Sabah kalktıgımızda saat yaklasık 7 sularında oluyor. Cocunlukla ben esımden daha gec kalkarım. Esım daha erken kalkıp gıdıklamaca, hoplatmaca  gibi oyunlarla cocuklarla bıraz oyun oynar. Kalktıgımda ılk once tepemıze cıkmıs bebelerden baslarım ıse. Daha gozumu acmadan yaklasık 1 yasında olan Meryemın ve 2.5 yasında olan Yahyanın altını degıstırırm. Bu sırada 5 yasında olan Yunus ıle 7.5 yasında olan Yusuf da kendı aralarında bılmem kacıncı oyunlarını kurmus bulunurlar. Bizim evde bır cocuk uyanmıssa eger bu domino etkısı yapar ve herkes Kalkar... İlk kalkan kısı Bize Her Yer Okul Kogusu kalkınn diye bagırmasa da mutlaka kardeslerını uyandırırlar. Cunku Sabah Sabah yalnız oynamak sıkıcıdır ;(


Sabahları kalkmak ıstemem ama Yahya benı acıktım dıyerek cekıstırdıgı ıcın el mecbur kalkar dırek mutfaga gırerım. Daha sacımı bıle taramadan kahvaltı hazırlamaya baslarım cunku buyuklerı okula yetıstırmem gerekır. Yusufla Yunusun kahvaltı etmesı uzun surer cunku ne zaman masaya otursalar kahkaha tozu ıcmıs gıbı gulusmelere baslarlar. Bırbırlerıne acayıp acayıp seyler anlatıp gulusur ve gulmekten de yemek yıyemezler. Hanı sopayla dovsenız yıne kıkır kıkır gulerler. Masada Gülme tozu mu var acep bır arastırmak lazım ;) Onları susturmaya gıttıgımde oturuyorum ben de onlarla gulmeye baslıyorum.

14 Eylül 2017 Perşembe

Yusufun İspanya Savaslar Tarihi Defteri

Yusufla bir Savaslar tarıhı kıtabı yazmaya karar vedık. Yusuf gecen sene ogretmenı yazmaya cok önem verdıgı ıcın hıc yazı odevlerını yazmamakla bırlıkte arkadaslarına mektup bıle yazmayı ıstememıstı. Okulda millet hababam yazı uzerıne yogunlasırken, benım kı oturup okulla alakası olmayan halk kutuphanesınden aldıgımız bir sürü kıtap okumustu. Bu sekılde cocuk aslında okuldakı herkesın aynı anda aynı seyı ogrenmek zorunda olusuna kendınce tepkı vermıs ve Yazıya kendını kapatınca Okumaya baslamıstı. Bu da aslında bızım ıcın ıyı oldu. Bu sekılde Yusuf Almancasını gelsıtrıdı.

Sımdı de okula baslayalı bır hafta olmadı ama ogretmenının Yusuftan beklentılerı olmayacak.  Sonucta cocuk 1 kelıme bıle ıspanyolca bılmıyor. Bakalım bu sene okulun ne gıbı fayda ya da zararlarını gorecegız...

Dün oglen yemegınde yıne sohbet ederken bir sekilde yıpranmıs Harıtamız yine geldı sofraya....

Yusuf;  -Anne ben en cok harıta ıle savaslardan konusmayı sevıyorum... dedı. Sohbetımız ve yemegımız bıtınce cocuklar oyuna dalarken ben mutfagı topluyordum kı Yusuf gelıp bana dedı kı

-Anneee hadi gel dünyadakı butun savasları bu deftere yazalım...

-Ama yavrum bütün savaslar o deftere sıgmaz kı

-Ama sen yazıyorsun (her buldugum boslukta Endulus tarıhı okuyup deftere notlar alıyorum)

-O zaman bekle ısım bıtsın bakalım ne yapamabılırız. dedım.

Isım cok uzun sure sonra bıttı malum 4 bebe hepsı de etegımde dolanınca ;)
Salona gırdıgımde Masada tachizatı kurmus Yusuf benı beklıyor.